Prosier türkçesi Prosier nedir

Prosier ingilizcede ne demek, Prosier nerede nasıl kullanılır?

Prosiest : Bıktırıcı. Can sıkıcı. Düzyazı türünden. Düzyazı gibi. Sıkıcı. Sıradan. Ağır. Yavan.

Leprosies : Cüzzam. Cüzzam hastalığı. Cüzam. Lepra. Sinir uçlarını etkileyip duyu kaybına yol açan bulaşıcı hastalık.

Prosillaridin a : Prosillaridin a. Sillaridin a’dan elde edilen, etkisi çabuk başlayan ve kısa etki süreli olan bir glikozit.

Prosily : Can sıkıcı bir halde.

Prosimetrical : Hem düz yazı hem de şiir içeren.

Prosing : Düz yazı. Yavan söz. Düzyazı şeklinde yazılmış. Tercüme (öğrencinin egzersiz olarak yaptığı). Şiirsel olmayan. Sıkıcı. Nesir. Düzyazı. Sıkıcı yazı. Düzyazıya çevirmek.

Non pros : Davacı gelmediğinden davayı reddetmek.

Prosaic : Alelade. Hayal gücünden yoksun. Bayağı. Sıkıcı. Yavan. Düzyazı şeklinde. Tekdüze. Tatsız. Şiirsel olmayan. Monoton.

The pros and cons : Avantajları ve dezavantajları. Lehte ve aleyhteki öneriler.

Weigh pros and cons : Pozitif ve negatif taraflarını göz önünde bulundurmak. Avantaj ve dezavantajlarını tartmak.

İngilizce Prosier Türkçe anlamı, Prosier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prosier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Specific : Spesifik. Özel. Belirli. Kesin. Özel ilaç. Kendine has. Özgül. Özdeşleşmiş. Özgü. Bir türe özgü.

Gripiest : Zahmetli. Spazma neden olan. Başa bela olan. Spazm yapan. Ağrı yapan. Krampa neden olan.

Puritanical : Püriten. Gerici. Tutucu. Bağnaz. Sofu. Püritenlere ait.

Cumbrous : Külfetli. Hantal.

Dree : Tahammül etmek. Katlanmak.

Stodgy : Sindirimi güç. Monoton. Tok. Cansız. Bodur. Geri kafalı. Hareketleri ağır olan. Hantal.

Seemly : Münasip. Yakışır. Uygun.

Correctitude : Uygun olma. Uygunluk. Doğruluk. Dürüstlük. Yakışık alma. Münasiplik. Münasip olma.

Decorous : Zevkli. Ağırbaşlı. Kibar. Terbiyeli. Yakışık alır. Efendi. Usturuplu. Münasip. Uygun.

Common or garden : Alelade. Orta karar. Bilindik.

Prosier synonyms : straightlaced, tight laced, barren, common as dirt, acuter, propriety, balder, blandest, annoying, contemptuous, casually, comely, appropriate, correct, cut and dried, as dull as ditch water, baldest, deepest, dry, clunky, straight laced, badly, bovine, square toed, acutest, disagreeable, commonplace, galling, properness, textual, becoming, priggish, cheesiest.

Prosier zıt anlamlı kelimeler, Prosier kelime anlamı

Incorrect : Yakışıksız. Biçimsiz. Yanlış. Münasebetsiz. Düzeltilmemiş. Uygunsuz. Hatalı. Asılsız. Doğru olmayan.

Impropriety : Terbiyesizlik. Yersizlik. Ahlaksızlık. Yakışıksızlık. Yanlışlık. Yolsuzluk. Hata. Uygunsuzluk. Yanlış kullanma. İrtikap.

Inappropriate : Biçimsiz. Yakışıksız. İsabetsiz. Uymaz. Uygun olmayan. Uygunsuz. Yersiz. Münasebetsiz. Caiz değil.

Prosier antonyms : indecorous, indecent, improper, wrong, improperness, nonspecific, general.