Prothesis türkçesi Prothesis nedir

  • Gramer alanında kullanılır.
  • Ön ses türemesi.
  • Seslerin özelliklerine veya birbirleri ile birleşme koşullarına bağlı bazı nedenlerle kelime başında bir ünsüz veya ünlünün belirmesi olayı: fr. station > istasyon; in. steam > istim; rus > urus; lazım > ilazım; far. aveng > hevenk; ur- > vur-; lat. skala > iskele; ayva > hayva; ılı- > yılı-; ilet- > yilet- vb. bu olay genellikle yabancı kökenli sözler için ve ağızlarda ağırlıklıdır.
  • Ön seste ünlü türemesi.
  • Takma organ.
  • Önses ilavesi.
  • Ön türeme.
  • Türkçede r, l, n gibi ünsüzler ile kelime başlamadığı ve ön seste çift ünsüz de bulunmadığı için, yabancı dillerden geçmiş bu nitelikteki kelimelerin söz konusu ünsüzlerini ön ses durumundan kurtarmak üzere, kelime başına aslında olmayan bir ünlünün eklenmesi olayı. r- ve l- ünsüzleri ile başlayan kelimelerdeki türemeler genellikle ağızlarda görülür: ratna > uyg. erdini "cevher"; anad. ağzl. raf > ıraf; rişte > erişte; recep > irecep; rus > urus; rum > urum; rüzgar > örüzgar / ölüzgar; lazım > ilazım; limon > ilimon; leş > ileş; yun. anahtar > nahtar > inahtar "anahtar"; station > istasyon; scarpine > iskarpin vb.
  • Öntüreme.
  • Protez.
  • Kilisede üzerinde ekmek ve şarabın hazırlandığı küçük masa veya sehpa.
 

Prothesis ingilizcede ne demek, Prothesis nerede nasıl kullanılır?

Ocular prothesis : Göz protezi. Ameliyatla çıkarılan gözün yerine estetik bir görünüm sağlamak amacıyla genelde slikondan yapılmış göz yerleştirilmesi.

Protherocercal : Proteroserk. Proteroserkal.

Protherocerk : Notokordonun alt ve üst tarafında kalan ve lobları birbirine eşit olan yüzgeç tipi, proteroserkal. Proteroserk.

Protheroserk : Proteroserk. Notokordanın alt ve üst tarafında kalan ve lobları birbirine eşit olan yüzgeç tipi.

Prothalamion : Evliliği kutlama şarkısı veya şiiri.

Prothoracic gland : Protorasik bez. Böceklerde deri değiştirme hormonu (ekdizon) salgılayan bez.

Prothorax : Protoraks. Ön göğüs. Öngöğüs. Böcek toraksının birinci segmenti. Göğüs segmenti.

Prothallium : Sporlu bitkilerde sporların çimlenmesi ile oluşan ve eşem organlarını taşıyan haploid evre. Ön çim. Önçim.

Serum prothrombin conversion accelerator : Serum protrombin konversiyon akseleratör. Faktör vıı.

Prothallus : Önçim. Ön çim. Sporlu bitkilerde sporların çimlenmesi ile oluşan ve eşem organlarını taşıyan haploid evre.

İngilizce Prothesis Türkçe anlamı, Prothesis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prothesis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prostheses : Önses ilavesi (dilbilgisi terimi).

Active verb : Öznesi belli olan, öznesiyle kesin ilişkisi bulunan ve herhangi bir çatı eki almamış olan fiil: o hızlı yürüdü, ben kaçtım. (p. safa. şimşek, s. 23). büyük babam esrarlı şeyleri çok severdi (p. safa, göst. y.). asırlarca birbirlerinin kanlarını emen, gözlerini oyan insanlar, kol kola oynadılar. doğan hürriyet güneşini alkışladılar (ö. seyfettin. harem, eshab-ı kehfimiz, s. 12). tanyeri nerdeyse ağaracaktı. dağlar kül rengi bir aydınlığın içinde kapkara yükseliyordu. (t. buğra, dönemeçte, s. 5). durmak zamanı geçti, çalışmak zamanıdır. (t. fikret) vb. karşıtı edilgen fiil’dir. bk. etken çatı. Etken eylem. Etken fiil.

 

Action verb : Hareket veya eylem fiili. Eylem fiili. Cümlede yüklemin gösterdiği işin yapma niteliği taşıdığını, yapanın dışında bir nesneye yöneldiğini gösteren fiil: al-, bil-, getir-, derle-, düşün-, kaz-, yaz-, taşı- vb. Kılış fiili. (gramer) eylem veya hareket belirten yüklemin merkezi olan kelime.

Wooden leg : Tahta bacak.

Replacements : Yerine koyma. Değiştirme. Yedek. Yerine geçen kimse.

Leg : But. Ara. Koşmak. Yan kulisleri maskelemekte kullanılan çerçeve. Üçgenin taban olmayan kenarı. Ayak (mobilya veya pergel). Bacak. Kadem. Basamak. Yan perde.

Accusative : Belirtme durumu. İsmin -i hali. İsmin -i halindeki sözcük grubu. İsmin -i halindeki sözcük. Geçişli fiil taşıyan bir cümlede fiilin doğrudan doğruya etkilediği yani fiildeki işlevin etki bakımından üzerine yüklendiği adın içinde bulunduğu durum. türkçede bu durum ya eksiz yahut da yalın veya iyelik ekleriyle genişletilmiş adlardan sonra gelen +(y)ı/+(y)u eki ile karşılanır: iş bulmak, görüş bildirmek, yol sormak, ağaçlar+ı budamak, yaka+yı kurtarmak, okul+u bitirmek, istedik+im+i getirdi; yazdıklarınız+ı okudum, görünüş+ü koruyunuz gibi. ancak, bu ek üçüncü şahıs teklik ve çokluk iyelik eklerinden sonra araya bir zamir n’si alarak +nı/+nu biçimine girer; arkadaşımın yeni ev+i+ni gezdim. artık yuva+sı+nı kurmaya çalışıyor; bildik+leri+ni anlattı, yorulduğ+u+nu görmedim vb. Akuzatif. İsmin -i haline ait. İsmin -i halindeki. İsmin i hali.

Action noun : Bir durumu, bir oluş ve kılışı ad olarak anlatan ve fiillerden -mak, -ma, -ış / -uş, -ıcı / -ucu vb. eklerle kurulan ad: oku-mak, oku-ma, oku-y-uş, yaz-mak, yaz-ma, yaz-ış, bak-ıcı, gel-ici, gid-ici vb. örnekler: sükut, onları düşünür; acımak onlara ağlar… (a. n. asya, kubbeler: bulutlar, s. 14). bu beklenmeyen bitişiyle çocuk için tabii bir şey olan masal uydurma bu küçük yazıda bütün bir kompozisyon oluyor (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 417). kitaptan korkmak, insan düşüncesinden korkmak, insanı kabul etmemektir (a. h. tanpınar, göst. e., s. 58). pervin kitabını iki avucu arasında asabi bir kavrayışla sıkarak salondan çıktı (p. safa, şimşek, s. 45). bu kuvvet kuruntusunun kendini kuvvetli sanışın sadece o delikanlılık yaşlarına has bir aldanış olduğunu kabul etmek istemiyordu (t. buğra, yalnızlar, s. 46). bütün bu girişlerin, dolandırmaların ne için olduğunu şimdi hepsi de anlamıştı (t. buğra, göst. e., s. 211). Kılış adı.

Glass eye : Takma göz. İri kabarcık. Camgöz.

Peg : Belirlemek. Atmak (taş vb.). Kazık çakarak sabitlemek. Ağaç çiviyle çivilemek. Kanca. Çivilemek. Dondurmak (ücret veya fiyat). Saptamak. Sabit tutmak (fiyat veya ücret vb'ni). Ağaç çivi ile çakmak.

Prothesis synonyms : prosthetic device, accentuation, adams apple, actif, adjectival construction, abstract noun, accidence, adjektive, prosthesis, pegleg, ablative, obturator, active voice, ablaut, corrective, replacement, implant, accent of group, restorative, accent intensive.

Prothesis ingilizce tanımı, definition of Prothesis

Prothesis kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : So called by the Eastern or Greek Church. A credence table.