Prothorax türkçesi Prothorax nedir
- Öngöğüs.
- Ön göğüs.
- Böcek toraksının birinci segmenti.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Göğüs segmenti.
- Protoraks.
Prothorax ingilizcede ne demek, Prothorax nerede nasıl kullanılır?
Prothoracic gland : Protorasik bez. Böceklerde deri değiştirme hormonu (ekdizon) salgılayan bez.
Prothonotary : Başkatip. Mahkeme başkatibi.
Prothalamion : Evliliği kutlama şarkısı veya şiiri.
Prothallium : Sporlu bitkilerde sporların çimlenmesi ile oluşan ve eşem organlarını taşıyan haploid evre. Önçim. Ön çim.
Prothallus : Sporlu bitkilerde sporların çimlenmesi ile oluşan ve eşem organlarını taşıyan haploid evre. Önçim. Ön çim.
Prothesis : Seslerin özelliklerine veya birbirleri ile birleşme koşullarına bağlı bazı nedenlerle kelime başında bir ünsüz veya ünlünün belirmesi olayı: fr. station > istasyon; in. steam > istim; rus > urus; lazım > ilazım; far. aveng > hevenk; ur- > vur-; lat. skala > iskele; ayva > hayva; ılı- > yılı-; ilet- > yilet- vb. bu olay genellikle yabancı kökenli sözler için ve ağızlarda ağırlıklıdır. Ön seste ünlü türemesi. Kilisede üzerinde ekmek ve şarabın hazırlandığı küçük masa veya sehpa. Türkçede r, l, n gibi ünsüzler ile kelime başlamadığı ve ön seste çift ünsüz de bulunmadığı için, yabancı dillerden geçmiş bu nitelikteki kelimelerin söz konusu ünsüzlerini ön ses durumundan kurtarmak üzere, kelime başına aslında olmayan bir ünlünün eklenmesi olayı. r- ve l- ünsüzleri ile başlayan kelimelerdeki türemeler genellikle ağızlarda görülür: ratna > uyg. erdini "cevher"; anad. ağzl. raf > ıraf; rişte > erişte; recep > irecep; rus > urus; rum > urum; rüzgar > örüzgar / ölüzgar; lazım > ilazım; limon > ilimon; leş > ileş; yun. anahtar > nahtar > inahtar "anahtar"; station > istasyon; scarpine > iskarpin vb. Protez. Öntüreme. Önses ilavesi. Ön türeme. Takma organ.
Protherocerk : Proteroserk. Notokordonun alt ve üst tarafında kalan ve lobları birbirine eşit olan yüzgeç tipi, proteroserkal.
Prothrombine : Protrombin. Faktör ıı. Kan plazmasında bulunan, kalsiyumla beraber, tromboplastin üzerine etki yaparak trombin meydana getiren enzim, faktör ıı, trombojen.
Autoprothrombin c : Otoprotrombin c. Faktör x.
Ocular prothesis : Göz protezi. Ameliyatla çıkarılan gözün yerine estetik bir görünüm sağlamak amacıyla genelde slikondan yapılmış göz yerleştirilmesi.
İngilizce Prothorax Türkçe anlamı, Prothorax eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prothorax ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Cansız çevre. Abiyotik ortam.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.
Thorax : Toraks. Göğüs kafesi. Göğüs.
A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
Acacia : Mimoza. Salkım ağacı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Arap zamkı.
Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Prothorax synonyms : aardvarks, abambulacral area, abo blood groups system, aardvark, abramis zone, a chromosome, abacus bodies.
Prothorax ingilizce tanımı, definition of Prothorax
Prothorax kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The first or anterior segment of the thorax in insects.

Bu kısımda Prothorax kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prothorax ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prothorax anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prothorax ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.