Provisory türkçesi Provisory nedir

Provisory ingilizcede ne demek, Provisory nerede nasıl kullanılır?

Proviso clause : Koşulları içeren bölüm.

Proviso : Madde (anlaşma). Akitte yer alan hüküm. Hüküm. Koşul. Madde. Sözleşmeye konan şart. Sözleşme maddesi. Şart. Sözleşmeye konulan koşul. Sözleşmeye konulan şart.

Provisoes : Koşul. Madde (anlaşma). Hüküm. Şart.

Provisos : Şart. Akitte yer alan hüküm. Madde (anlaşma). Sözleşmeye konulan şart. Koşul. Kayıt. Sözleşmeye konan şart. Hüküm. Sözleşme maddesi. Madde.

Provision : Önsezi. Sağlama. Hazırlık. Ç.erzak. Biriktirim. Yedek akçe. Kanun hükmü. Hüküm. Hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Karşılık.

Provisional balance : Ana sayışımların büyük yazılıktan alınan borç ve alacak toplamları ile bunların kalıntılarını gösteren çizelge. Geçici denge.

Provisional : Şimdilik geçerli olan. Hazırlık niteliğinde. Muvakkat. Kesin olmayan. Nihai olmayan. İhzari. Geçici. Çatma. İğreti. Koşullu.

Provisional budget : Zorunlu nedenlerle bütçe kanununun süresinde yürürlüğe konulamaması durumunda, yenisi yürürlüğe girinceye kadar uygulanan bütçe. Geçici bütçe.

Provisional appropriation : Bütçenin reddi ya da onaylanmasının gecikmesi durumunda yasama organının yürütme organına geçici olarak verdiği harcama yetkisi. Geçici ödenek.

 

Provisional accounts : Geçici hesap. Başka bir hesapta izlenmesi gerektiği halde kayıt sırasında herhangi bir nedenle işlemin henüz tamamlanmaması ya da zaman yönünden ilgili hesaba aktarılamaması nedeniyle bekleyen işlemlerin izlendiği hesap. Geçici hesaplar.

İngilizce Provisory Türkçe anlamı, Provisory eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Provisory ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contagious : Zehirli. Doğrudan veya temas yoluyla bulaşan, kontajiyöz. Bulaşıcı. İnsanlar veya hayvanlar arasında taşınabilen hastalıklar için kullanılan terim. Hastalık bulaştıran (insan). (hastalık) temasla geçen. Hastalık bulaştıran. Salgın. Bulaşıcı hastalığı bulunan. Kontajiyöz.

Conditioned : Alışmış. Şartlara dayalı. Uygun durumda. Uygun durumlu. Alıştırılmış. Bütünlemeli. Uygun bir duruma getirilmiş.

Scrips : Not. Geçici senet. Dilenci torbası. Geçici ilmühaber. Yazı. Geçici makbuz. Pusula. İsim listesi. Kese.

Improvised : Hazırlıksız. İrticalen. Doğaçtan söylenmiş. Uydurma. İçten geldiği gibi.

On approval : Muhayyer. Beğenilmek koşuluyla (satış). Onaya bağlı. Beğenilmediği takdirde geri verilmek şartıyla. Beğenmezse geri verme şartıyla. Muhayyer olarak. Konsinye olarak. Seçmece.

Caduceus : Hükümsüz. Tıp ilminin sembolü olan yılanlı asa. İki yılanlı asa (tıbbi uzmanlık sembolü). Eskülap. Kadüse.

Juries : İğreti. Yedek. Yargıcılar kurulu. Hakem kurulu. Seçiciler kurulu. Jüri heyeti. Jüri. Seçici kurul.

 

Temporal : Dini olmayan. Zamana ait. Zamana bağlı. Dünyevi. Dindışı. Zamanla ilgili. Maddi. Şakak kemiği ile ilgili.

Fading : Renk atma. Tükenen. Yavaş yavaş gözden kaybolma. Solma (renk). Fani. Açılma. Açılan. Sönümlenme. Parlaklığını yitirme. Bayılma.

Temporary : Daimi olmayan. Gelip geçici. İğreti. Süreli.

Provisory synonyms : caducity, band aid, deciduous, contingency, stipulatory, conditionally, interim, conditional, day fly, artificials, stopgap, ad interim, qualified, transitional, transitory, interlocutory, interims, stopgaps, scrip, caducous, temporals, ad hoc, accidental, curable, makeshift, makeshifts, conditionals, artificial, provisional, contingent, extrinsic, ephemeral, jury.

Provisory zıt anlamlı kelimeler, Provisory kelime anlamı

Unconditional : Kayıtsız. Şartsız. Şarta bağlı olmayan. İtirazsız. Mutlak. Koşula bağlı olmayan. Kayıtsız şartsız. Kesin. Koşulsuz.

Provisory ingilizce tanımı, definition of Provisory

Provisory kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a provisory clause. Of the nature of a proviso. Containing a proviso or condition. Conditional.