Fading türkçesi Fading nedir

  • Bir sesin gürlüğünün zaman zaman azalması ya da yitmesi durumu.
  • Sönümlenme.
  • Yorulan.
  • Yavaş yavaş gözden kaybolma.
  • Açılan.
  • Zayıflayan.
  • Açılma.
  • Solma (renk).
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Fani.
  • Solma.
  • Gücünü kaybetme.
  • Renk solması.
  • Parlaklığını yitirme.
  • Alkınma.
  • Geçici.
  • Solan.
  • Tükenen.
  • Renk atma.
  • Bayılma.

Fading ile ilgili cümleler

English: Ali is fading fast.
Turkish: Ali çabuk sıvışıyor.

Fading ingilizcede ne demek, Fading nerede nasıl kullanılır?

Fading away : Sesin yok olması (radyo). Yavaş yavaş yok olma.

Fading channel : Sönümlü kanal.

Fading chick syndrome : Solgun civciv sendromu. Gelişme geriliği ve kilo kaybı gösteren deve kuşlarını tanımlayan genel bir klinik tanım.

Fading control : Ses şiddet ayarı.

Fading flower : Bir zamanlar güzel olan fakat şimdi yaşlanan kadın. Yaşlanan ve güzelliğini kaybeden çiçek. Solan çiçek.

Fading radio wave : Sönümlü radyo dalgası.

Cross fading : Sönümlü geçişim.

Multipath fading : Çokyollu sönümleme. Çok yollu sönümleme. Çok yollu sönümlenme. Çok-yollu sönümlenme.

Fading glass : Kararma camı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir ucu saydam olup öbür ucuna doğru gittikçe saydamsızlaşan, çalıştırılan bir alıcının merceği önünden yavaşça geçirildiğinde bir çeşit kararma sağlayan cam.

 

Amplitude fading : Genlik sönümlenmesi.

İngilizce Fading Türkçe anlamı, Fading eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fading ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Withering : Kuru. Kurutarak. Soldurma. Kolan. Susturan. Utandıran. Dondurucu. Solduran.

Sound fading : Fading.

Ephemeral : Gelip geçici. Bir gün yaşayan. Süreksiz. Çok kısa süren. Sel deresi. Gündelik. Çok kısa ömürlü.

Extrinsic : Dış güdümlü. Dıştan gelen. Dışarıdan. Dışarda. bir organ ya da bir parçasının içinde olmayan kas. 3.hücre zarının dışında ya da kısmen dışarı doğru bulunan proteinler. periferal proteinler. İkincil. Eğreti. Ekstrinzik. Esaslı olmayan. Yabancı.

Ad hoc : Ad hoc. Belirli bir amaç için yapılmış. Bunun için. Buna mahsus. Bu maksatla. Planlanmadan. Özel. Mahsus.

Evanescent : Gelip geçici yiten. Unutulup giden. Gözden kaybolan. Evanesans. Gözden çabuk kaybolan.

Earthlings : İnsanoğlu. Dünyalı.

Day fly : Kısa ömürlü. Sadece bir gün devam eden.

Discolours : Solmak. Rengini değiştirmek. Soldurmak. Leke. Rengi değişmek. Bozmak. Boyamak. Rengini bozmak. Lekelemek.

Ephemerae : Efemera. Ömrü kısa olan. Eski olan her şey. Sadece bir gün süren. Kısa süreli.

Fading synonyms : discolor, listing, pop up, listings, wilt, casual, discolorations, declining, dehiscence, dilated, stalling, caduceus, wizening, deployments, emasculative, tabescent, deciduous, wasting, blackout, decolouration, attenuating, clarifications, drop down, mortal, discolour, contagious, dilation, divergences, heelings, earth born, faints, fainter, ad interim.

 

Fading zıt anlamlı kelimeler, Fading kelime anlamı

Strengthening : Yükseltme. Teyit. Tahkim. Kuvvetlendirici. Güçlendirici. Pekiştirme. Güçlendirme. Takviye. Sağlamlaştırma.

Fading ingilizce tanımı, definition of Fading

Fading kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Losing freshness, color, brightness, or vigor. Also, the burden of a song. An Irish dance.