Puştanbar nedir, Puştanbar ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tahılın değirmen taşına dökülmesini sağlayan taşın ortasındaki bölüm.

Puştanbar kısaca anlamı, tanımı

Puşta : Tomruğun kenarından çıkarılan ilk tahta (bir yanı düz bir yanı yuvarlak olur). Tahtaların en ince yerleri. Patlıcan, domates, biber fidesi. Bağ, bostan, sebze ekilen evlek. Tarla sürerken sabanın açtığı izin iki yanında yükselen topraklar : Saban puştaları düzler. Evlekleri birbirinden ayıran toprak sırt. Tarlaların sulanması için açılan su arkı

Puştan : Çarığın içine konulan bez.

Puşt : Eş cinsel erkeklerin cinsel zevklerine hizmet eden erkek. Güvenilmez, kalleş. Ağır ve kaba sövgü sözü.

Değirmen taşı : Değirmende, dönerek taneleri ezen yuvarlak taş. Değirmen taşı yapmakta ve bazen de yapılarda kullanılan çakmak taşı türünden sert bir taş.

Değirmen : İçinde öğütme işi yapılmış olan yer. Kahve, buğday, nohut vb. taneleri öğüten araç veya alet.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Dökülme : Dökülmek işi.

Değirme : Değirmek işi.

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

 

Tahıl : Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat.

Tahı : Kez. Takı, düğün ve nişan hediyesi.

Orta : Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. İyi ile kötü arasındaki durum. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan. Ne büyük ne küçük, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. Ne uzun ne kısa, midi. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Orantı.

Bölü : Bölme işlemini gösteren “/” veya “:” işaretlerinin okunuşu, taksim. Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu. Böyle.

Diğer dillerde Pustul anlamı nedir?

İngilizce'de Pustul ne demek ? : pustule