Pull a long face türkçesi Pull a long face nedir

  • Surat yapmak.
  • Surat asmak.
  • Yüzünden düşen bin parça olmak.
  • Suratını asmak.
  • Yüzünü asmak.
  • Suratından düşen bin parça olmak.

Pull a long face ingilizcede ne demek, Pull a long face nerede nasıl kullanılır?

Pull : Zorlu tırmanış. Çekme. Kısa sandal gezintisi. Nüfuz. Girmek. Fırt. Gelmek. Asılmak. Nefes çekmek. Çekiştirmek.

A : Herhangi bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. Atom ağırlığı. Miktar belirtir. Pek iyi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Argonun simgesi. La (müzik terimi). İngiliz alfabesinin birinci harfi.

Long : İstemek. Özlemini çekmek. Hasretini çekmek. Susamak. Uzun. Özlemek. Can atmak. Hasret olmak. Arzu etmek. Gözlemek.

Face : Katlanmak. Yüz yüze gelmek. Göze almak. Tavır. Astarlamak. Dış görünüş. Yönelmek. Bakmak. Sıvamak. Yüz ifadesi.

A long face : Abus. Asık surat. Karanlık surat. Ekşi yüz.

Wear a long face : Yüzü asık olmak. Yüzünde kaygı belirtisi olmak. Suratı asık olmak. Endişeli görünmek. Surat asmak.

Pull a face : Surat asmak. Burun kıvırmak. Surat etmek. Surat yapmak. Yüzünü buruşturmak.

Pull a boner : Büyük bir gaf yapmak. Büyük bir pot kırmak.

Pull a fast deal : Hileli iş yapmak.

İngilizce Pull a long face Türkçe anlamı, Pull a long face eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pull a long face ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Make a face : Surat etmek. Memnuniyetsizlik göstermek. Somurtmak. Suratını buruşturmak. Yüzünü buruşturmak. Dudak bükmek. Yüzünü gözünü buruşturmak. Suratını ekşitmek.

Frouncing : Kırışıklar oluşturmak. Kıvrımlarla büzgü yapmak veya süslemek (elbise gibi). Sinirli bir şekilde bakmak. Hoşnutsuzluk veya öfke nedeniyle kaşlarını çatmak. Kaşlarını çatmak.

Lours : Kaş çalmak. Surat asma. Somurtmak. Kararmak. Somurtma. Karartmak.

Lower : Düşürmek. Eksilmek. Alt. Kırmak (gurur). Satakdaki malın isteklerden daha çok olması nedeniyle bunların satışlarını sağlamak amacıyla ederlerinde yapılan indirim. aynı konu üzerinde çalışan ve aynı özellikte nesneyi yapıp satan kişilerin karşıtı ile tecimsel bir yarışta bulunmak ve onun etkilerinden kurtulabilmek amacıyla satış ederleri üzerinde yaptıkları indirim. Eder indirimi. Somurtmak. Alçaltmak. Küçültmek.

Frowned : Kaşını çatmak. Kaşlarını çatmak. Kaş çatmak. Hoşgörmemek. Sinir olma. Hoşnutsuzluk belirten bakış. Kaş çatma. Alın çatmak. Somurtmak.

Frowns : Kaş çatmak. Somurtmak. Kaşını çatmak. Hoşnutsuzluk belirten bakış. Kaş çatma. Kaşlarını çatmak. Hoşgörmemek. Sinir olma. Alın çatmak.

Make faces : Surat etmek. Somurtmak. Alay ederek yüzünü gözünü tuhaf şekillere sokmak.

Making faces : Somurtmak. Surat asma. Surat etme. Surat etmek.

Pull a face : Yüzünü buruşturmak. Burun kıvırmak. Surat etmek.

Make face : Surat etmek. Somurtmak.

Pull a long face synonyms : lowers, lour, have the pouts, frown, made faces, frounce, lowered.