Pulsions türkçesi Pulsions nedir

Pulsions ingilizcede ne demek, Pulsions nerede nasıl kullanılır?

Compulsions : Zorunluluk. Dürtü. Yükümlülük. Zorlama. Baskı. Cebir. Güç kullanma. Zor. Zorlanma. Mecburiyet.

Expulsions : Çıkarma. Çıkma. Tard etme. Çıkarılma. İhraç edilme. Kovma. Tart. İhraç etme. Kovulma. Akma.

Impulsions : İtki. Sevk. İtme. İtici kuvvet. İtiş. Dürtü. İtici güç. Teşvik. Tahrik.

Repulsions : Cisimlerin birbirini itme gücü. Nefret. Antipati. Geritepki. İtme. İğrenme. Tiksinti. Defetme. Geri tepme. Tiksinme.

Pulsion diverticulum : Mukozanın kas tabakasındaki bir bozukluktan fıtıklaşması sonucu, yemek borusunda oluşan kese tarzında yerel ve kör kese tarzında genişleme, basınç divertikülümü, pulsiyon divertikülümü. özellikle at ve köpeklerde yaygın olarak görülür. Pulsiyon divertikülümü. İtme divertikülümü.

Expulsion : İhraç edilme. İhraç etme. Çıkarma. Atma. Tart etme. Atılma. Kovma. Çıkarılma. Çıkma.

Electric propulsion : Elektrikle işletme. Elektrikle işleme. Elektrikle yürütme.

Jet propulsion : Tepkili itme. Tepkili çalıştırma. Jet sevki. Jet itişi. Jetle çalıştırma. Jet tahriki. Jetli sürüş. Jet ile çalıştırma. Tepki ile tahrik. Jet tepkisiyle hareket.

Compulsion : Güç kullanma. İcbar. Tutku. Zor. Zorlama. Zorunluluk. Mecburiyet. Zorlanma. Cebir.

 

Propulsion : İtici güç. Yürütme. Sevk. İleriye doğru sürme. İleri itiş. Yürütücü güç. İleriye sürme. İtme. Tahrik.

İngilizce Pulsions Türkçe anlamı, Pulsions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pulsions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pulse : Nabız. Yüreğin çalışması sonucu atardamarlarda görülen atış hali. nabız. Vuru. Kalp atışlarıyla ahenkli bir şekilde dolaşmak (kan damarlarda). Nabzı atmak. Alan eşleme imi. Çarpmak. Atım. Alışılmış değeri değişmeyen akım, gerilim gibi bir niceliğin kısa süreli patlarcasına artıp sönüşü. Değeri genellikle değişmez olan bir nicelikte ortaya çıkan ani yükselme, artış. son derece kısa süren im.

Impulse : İtici güç. Güdü. Bireysel tepkileri devindiren güç ya da etken. İtki. Tepi. Değeri genellikle değişmez olan bir nicelikte ortaya çıkan ani yükselme, artış. son derece kısa süren im. İtiş. Ani bir istek. Sevk. Bir iş yapmak, bir eyleme geçmek için duyulan ve bireyin engelleyemeyeceği kadar güçlü istek. bireyi, doğrudan doğruya eyleme geçmeye zorlayan güçlü dürtü.

Pulsation : Titreme. Esnek, bir cismin şişip büzülmesi ve böylece yüreğin atışına benzeyen ritmik devinme yapması. Kalp atışı. Zonklama. Pulzasyon. Fizik, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Atınım. Kalp vuruşu. Sarsma. Titreşme.

Wave : Geniş su yüzeylerinde rüzgarla oluşan, sırt ve çukur bölümleriyle durgun su yüzünü pürüzlendirip bir salınım devinimiyle birbirini kovuşturarak ilerleyen dizilerden her biri. Dalga. Bir ortamda ya da uzayda, parçacıkların esnek kıpırdanmalarına yol açan dönemsel olay ya da sıcaklık, basınç, elektromıknatıs alan gücü, elektrik gücü gibi fiziksel niceliklerde dönemsel değişiklik. El etmek. Sallamak. Kendisini zamanca ve uzayca düzenli olarak yineleyen ve bir ortamda değişmeden hızla ilerleyen bir salınım katarı. Tolkun. Yeğinliği, genliği yer ile zamana göre düzenli biçimde yinelenerek değişen işlev ya da nicelik. Özdeğin, erke niteliğini taşımak ve alan görünümünde ortaya çıkmak koşuluyla, parçacıkların dönemli titreşimlerinden oluşan, yeğinlik ve uzanımı, bulundukları yer ve zamanın izleviyle belirlenen varlık türü. Kıvrım.

 

Undulation : Ondülasyon. Dalga devinimi. Salınım. Dalgalanma. Titreşim. Dalgalı biçim. Kıvrım. Dalgalı oluş. Dalga.

Pulsion : Herhangi bir yönde dışarıya doğru itilme. şişlik, şiş.