Pummel türkçesi Pummel nedir

Pummel ile ilgili cümleler

English: The most lopsided Grand Slam final in tennis history was the 1988 French Open final, when Steffi Graf of FRG pummeled Natasha Zvereva of USSR 6-0, 6-0. The entire match lasted merely 34 minutes.
Turkish: Tenis tarihinde taraflardan birinin diğerine en ezici üstünlük kurduğu Grand Slam finali, Batı Almanyalı Steffi Graf'ın Sovyet Nataşa Zvereva'yı iki seti de 6-0 kazanarak çok rahat yendiği 1988 Fransa Açık Finali'ydi. Maçın tamamı yalnızca 34 dakika sürmüştü.

Pummel ingilizcede ne demek, Pummel nerede nasıl kullanılır?

Pummeled : Dövmek. Yumruklamak. Vurmak.

Pummeling : Vurmak. Yumruklamak. Dövmek.

Pummelled : Vurmak. Yumruklamak.

Pummelling : Yumruklamak. Vurmak.

Pummels : Eyer kaşı. Vurmak. Kılıç kabzasındaki top. Topuz. Yumruklamak. Dövmek.

Pumices : Ponzataşı. Süngertaşı ile ovmak. Ponza. Süngertaşıyla parlatmak. Pomza madeni. Süngertaşı. Süngertaşıyla temizlemek. Ponzalamak.

Pump dry : Bir kuyunun suyunu boşaltmak. Suyunu boşaltmak.

Pumas : Puma. Dağaslanı. Yenidünyaaslanı. Dağ aslanı.

Pump handle : Pompa kolu. Tulumba kolu.

Pump : Hava basmak. Suyu yükseğe çıkartan aygıt. Pompa. Tulumba ile çekmek. Pompayla basmak. Şişirmek. Ağız aramak. Tulumbayla çekmek. Tulumba. Nefesini kesmek.

 

İngilizce Pummel Türkçe anlamı, Pummel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pummel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Batter : Yağ un ve yumurta karışımı hamur. Bam güm vurmak. Yıpratmak. Meyilli olmak (duvar). Süt. Vuruş yapan oyuncu. Paçavraya çevirmek. Sert darbelerle vurmak.

Batters : Bam güm vurmak. Meyilli olmak (duvar). Sert darbelerle vurmak. Yağ un ve yumurta karışımı hamur. Hırpalamak. Bombalamak. Vuruş yapan oyuncu. Hor kullanmak.

Clumps : Kümelemek. Tok ses. Sert adım sesi. Ayak patırtısı. Kümeye eklemek. İndirmek. Yığmak. Ağır ağır atılan adımların sesi. Yığın. Grup.

Attack : Üstüne varmak. Hücum etmek. Sayı yapmak üzere karşı takım kalesine doğru genellikle topluca girişilen eylem. Tenis, futbol, eskrim, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Tecavüz etmek. Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad. Yakalanmak. Tutulmak. Çatmak. Aşındırmak.

Beat out : Vura vura söndürmek. Çekiçlemek. Çalmak (tamtam vb.). Ritim tutmak.

Birched : Sopalamak. Betula. Dökmek. Huş. Kamçılamak. Huş ağacı. Sopayla dövmek. Falaka sopası. Değnekle vurmak.

Biffed : Am. Yumruk atmak. Vajina. Çarpmak. Yumruk. Darbe. Yumruk vurmak. Bıff.

Buffets : Sarsmak. Mücadele etmek. Büfeler. Tokat atmak. Boğuşmak.

Birches : Huş ağacı. Falaka sopası. Betula. Sopalamak. Kamçılamak. Sopayla dövmek. Değnekle vurmak. Dökmek. Huş.

Clumping : İndirmek (argo terim). Yığmak. Kümeleşme. Ağır adımlarla yürümek. Kümelenme. Kümeye eklemek. Atın ayaklarını sert zemine vurduğunda çıkan ses.

 

Pummel synonyms : beetle, biffing, banged, hit, pommel, boff, basted, belabor, bang, birch, buffet, biffs, give somebody snuff, clumped, beat, buffeted, beats, batter down, be reflected, fist, beetled, bastes, clump, baste, biff, beating up, bash up, bastinado, beat up, bastinadoes.

Pummel ingilizce tanımı, definition of Pummel

Pummel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Same as Pommel.