Punting türkçesi Punting nedir

  • Kumar oynamak.
  • Sırıkla itmek (sandal).
  • Topa havada vurmak (rugby).
  • Bahse girmek.
  • Topa yer ile temas etmeden vurma.
  • Tekne ile gitmek (nehir).

Punting ingilizcede ne demek, Punting nerede nasıl kullanılır?

Contrapuntist : Kontrpuan sanatı ile uğraşan. Kontrpuan alanında uzman olan besteci. Kontrpuan sanat ile uğraşan kimse.

Opuntia : Frenk inciri.

Page punt : Sayfa atışı.

Punt : Altı düz geniş bir bot. Şişe dibi. Bahse girmek. Topa havada vurmak (rugby). Tekne ile gitmek (nehir). Topa yer ile temas etmeden vurma. Topa havadayken vurmak. Degaj (amerikan futbolu). Altı düz sandalla geçmek. Kumar oynamak.

Punted : Tekne ile gitmek (nehir). Altı düz sandal. Topa yer ile temas etmeden vurma. Sırıkla hareket ettirilen dar sandal. Degaj (amerikan futbolu). Sırıkla itmek (sandal). Altı düz geniş bir bot. Şişe dibi. Kumar oynamak. Topa havada vurmak (rugby).

Punty : Camın elleçlendiği demir çubuk.

Punts : Topa yer ile temas etmeden vurma. Tekne ile gitmek (nehir). Topa havada vurmak (rugby). Degaj (amerikan futbolu). Topa havadayken vurmak. Sırıkla itmek (sandal). Sırıkla hareket ettirilen dar sandal. Bahse girmek. Altı düz geniş bir bot. Kumar oynamak.

Pun : Ündeş. Kelime oyunu yapmak. Cinas yapmak. Kelime oyunu. Sözcük oyunu. Cinas. Lastikli söz. Sözcük oyunu yapmak.

 

Punch and judy : İngilizlerin geleneksel kukla oyunu. panç çirkin, koca burunlu, koca göbekli kambur bir tiptir. cudi ise onun dırdırcı karısıdır. İngilizlerin geleneksel kukla oyunu. panç (pulçinella'nın etkisi) çirkin bir kamburdur, kocaman bir burnu ve göbeği vardır. cudi de onun karısıdır. günlük konuları ele alıp yeren, taşlayan bir halk kuklasıdır. Panç ile cudi.

Contrapuntal : Bu sanata göre. Kontrpuana ait. Kontrapuan ile ilgili.

İngilizce Punting Türkçe anlamı, Punting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Punting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gamble : Riskli girişim. Oynamak. Kumar. Riske atmak. Rizikolu iş. Spekülasyon yapmak.

Place a bet : Bahis oynamak.

Punt : Topa havadayken vurmak. Altı düz sandalla geçmek. Altı düz sandal. Altı düz geniş bir bot.

Kicking : Vazgeçmek. Geri tepmek. Tekme atmak. Teklemek. Çitme atmak. Tekmelemek. Tepinmek. Sızlanmak. Yakınmak. Tepme.

Wagered : Bahse girme. İddia. Bahis. Bahis tutuşma. Riske atmak. Kumar. Bahis tutuşmak.

Bet : İddiaya tutuşmak. Bahis yapmak. İddia. Üzerine oynamak. Para sürmek. İddiaya girmek. Bahis olarak yatırılan para. Bahis tutuşmak. Bahse tutuşmak.

Punts : Altı düz geniş bir bot. Şişe dibi. Topa havadayken vurmak. Altı düz sandal. Sırıkla hareket ettirilen dar sandal. Degaj (amerikan futbolu).

Gambles : Kumar. Riskli girişim. Spekülasyon yapmak. Oynamak. Rizikolu iş. Riske atmak.

Boot : Çizme giydirmek. Tekme atmak. Yolcu taşıyan araçlarda yolcu yükünün konduğu kapalı ya da açık bölüm. İşe yaramak. Tekmelemek. Sepetleme. Kovmak. İşten atma. Tepmek.

Wager : Bahis. İddia. Kumar. Bahse girme. Para koymak. Riske atmak. Bahis tutuşma. Bahis tutuşmak. Para yatırmak.

Punting synonyms : game, go, gaging, give odds, punted, gamed, gamest, gage, bets, gambling, lay odds, gambled, goes, kick, betted.