Punt nedir, Punt ne demek

Punt; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

  • Bir şey için uygun zaman, fırsat

Yerel Türkçe anlamı:

Fırsat

Neşe, sevinç.

Punt anlamı, tanımı:

Punduna getirmek : Bir şeyi yapmak için uygun zamanı ve yeri seçmek.

Pundunu bulmak : Punduna getirmek.

Punto : Matbaacılıkta, bilgisayarda harflerin büyüklük ve küçüklüklerine göre aldığı ad.

Puntolu : Herhangi bir büyüklükte puntosu olan.

Uygun : Elverişli, yarar, müsait, muvafık. Orantılı, oranlı. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip.

Zaman : Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Dönem, devir. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Belirlenmiş olan an. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Çağ, mevsim.

Fırsat : Herhangi bir şey için en uygun zaman, uygun durum veya şart, vesile, okazyon.

Punt karesi : İki ana babadan gelen gametlerin birleşmesiyle meydana gelebilecek zigot tiplerini belirlemek için kullanılan, dama tahtası gibi karelerden oluşan, bütün fenotipik ve genotipik oranları karşılaştırmanın mümkün olduğu bir metot.

 

Punt olmak : Yorgunluktan her yanı tutulmak.

Punta : Zatürree hastalığı. Grip. Kızıl hastalığı. Akciğer yangısı, zatürree.

Puntalamak : Balığı ağa sokmak için denize vurmak.

Puntallamak : Teyellemek.

Puntar : Teyel.

Puntius tetrazona : [Bakınız: kaplan sazanı] Kaplan sazanı. [Bakınız: kaplan sazan]

Puntu : Üstünde birkaç üzüm tanesi kalmış salkım. Kriz : Delikanlı oğlan puntudan gidiverdi.

Puntunu kırmak : Neşesini bozmak.

Diğer dillerde Punt anlamı nedir?

İngilizce'de Punt ne demek? : n. drop kick, kick in which one drops the ball and kicks it before it touches ground; type of small flat boat

v. drop-kick a ball, drop a ball and kick it before it touches the ground; gamble, wager

n. point; tip, summit; essence, gist; intention