Purchasing power index türkçesi Purchasing power index nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Satınalma gücü dizini.
  • Satınalma gücünde ortaya çıkan değişmeleri gösteren dizin. dünyanın çeşitli yerlerindeki işçilerin elde ettikleri gelirle kendisinin ve ailesinin gereksinimlerini karşılayabilme derecelerini karşılaştırmalı olarak gösteren dizin.

Purchasing power index ingilizcede ne demek, Purchasing power index nerede nasıl kullanılır?

Purchasing : Mübayaa. Seçilmiş alan elektron kırınımı. İştira. Satın alma. Alış. Satınalma.

Power : Tesir. Yetenek. Erk. Enerji. Otorite. Vekalet. İş yapma hızı; birim zamanda yapılan iş. görsel bir aygıtın ayrıntıları seçme yeteneği. Güçlülük. Yeti. Güç.

Index : Bir belgenin ya da bir kütüğün içindeki bilgilerin bulundukları yerlere yollama yapan ya da bunun için anahtar niteliği taşıyan göstergeler listesi. İndeksini bulmak. İndeks yapmak. Belli bir ölçüt ya da sıra düzenine göre ayrıç yazıl ve altbölümlerin ya da birimlerin oluşturduğu dizelge. Sayıyla ölçülmeye pek elverişli olmayan karmaşık nitelikteki bir büyüklüğü belirten herhangi bir değişken. İşaret. Gösterge. Bir kitap içinde geçen kişi adları, yer adları, kavramlar, terimler vb. ile bir dergi cildinin yazar ve konularını eser sonunda veya müstakil bir kitap halinde, sınıflandırılmış olarak ve geçtiği sayfaları belirterek gösteren alfabetik liste. türk dili dizini, türk kültürü (dergisi) dizini gibi. metin halinde yayımlanan bir eserde, o metinde geçen kelimelerin anlamlarını ve metinde geçtiği yerleri belirten alfabetik sözlük. divanü lugat’it-türk dizini, tarama sözlüğü dizini, türk turfan metinleri dizini (index der türkischen turfan texte) gibi. Göstereç. İbre.

 

Purchasing power : Satın alma gücü. Alım gücü. Bir birim para, likit varlık ya da kişinin belli bir dönemde sahip olduğu gelirle satın alabileceği mal veya hizmet miktarı. Satınalma gücü.

Purchasing power of money : Paranın satın alma gücü. Paranın satınalma gücü. Bir birim paranın satın alabileceği mal ve hizmet miktarı. krş. satınalma gücü değerdeşliği.

Purchasing power risk : Beklenen ve gerçekleşen enflasyon arasında ortaya çıkan farkın iktisadi karar birimlerinin satınalma güçlerini ve gönençlerini etkileme olasılığı. Enflasyon riski.

Relative purchasing power parity : Göreli satınalma gücü değerdeşliği. Belli bir dönemden diğerine döviz kurundaki değişmenin söz konusu dönem boyunca gerçekleşen iç ve dış enflasyon oranlarındaki değişmeye eşit olması gerektiğini ileri süren yaklaşım.

Purchasing power parity hypothesis : Satınalma gücü paritesi önsavı.

Transfer of purchasing power : Uygulanan bir iktisat politikası sonucunda, bir ekonomide karar birimleri, bölgeler ve/veya kesimler arasında birinin aleyhine diğerlerinin lehine satınalma gücünde ortaya çıkan değişim. döviz kurları ve/veya faiz oranlarındaki değişim sonucunda, ülkeler arasında birinin aleyhine diğerlerinin lehine satınalma gücünde ortaya çıkan değişim. Satınalma gücü aktarımı.

 

Purchasing power parity : Satın alma kuvvet paritesi. Satın alma paritesi. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Satın alma gücü paritesi. Ppp. Satınalma gücü paritesi. İki ülke parası arasındaki denge döviz kurunun söz konusu ülke paralarının yurtiçi satın alma güçlerine göre belirleneceğini açıklayan ve gustav cassel tarafından geliştirilen yaklaşım. Satınalma gücü değerdeşliği.

İngilizce Purchasing power index Türkçe anlamı, Purchasing power index eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Purchasing power index ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Ppi : Ekonomi, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. İnorganik pirofosfat. Hammadde ve aramallarından oluşturulan temsili bir mal sepetinde fiyatların, belirli bir temel döneme göre ne yönde ve ne oranda değiştiğini gösteren dizin. Üretici fiyat endeksi. Üretici fiyat dizini. Ppi. Ppı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Purchasing power index synonyms : ability rent, a change in supply, ability to pay principle, a pass through certificate, a shift in demand, abnormal budget receipts, abnormal budget expenditures.