Put up to türkçesi Put up to nedir

Put up to ingilizcede ne demek, Put up to nerede nasıl kullanılır?

Put : Fırlatma. Söndürmek. Yatırma. Atış. Sormak. Atfetmek. Söylemek. Menetmek. Neşretmek. Yatırım yapmak.

To : Oranla. Kadar. İle. Ye. Karşı. Göre. -mek -mak (mastar). İla. -e göre. Arasında.

Put up to auction : Mezada çıkarmak. Açık artırmaya çıkarmak. Mezata çıkarmak.

Put up : Bildirmek. Bahis oynamak. Arzetmek. Yerine koymak. Önceden ayarlamak. Adaylığını koymak. Düzenlemek. Açmak (şemsiye). Kaldırmak. Sunmak.

Put up a fight : (kurtulmak için) boğuşmak. Mücadele vermek. Mücadele etmek.

Was put up for sale : Vitrine konuldu. Rafa çıkarıldı. Satın alınmaya hazır hale getirildi. Satışa sunuldu. Satış için teklif edildi.

Put up for sale : Satışa çıkarmak. Satışa sunmak. Satılığa çıkarmak.

Hastily put up : Derme çatma.

Put up a poor show : Başarılı olmamak. Yaptığı iyi olmamak.

A put up job : Aldatmak veya yanlış yönlendirmek için planlanmış şey. Önceden ayarlanmış komplo.

İngilizce Put up to Türkçe anlamı, Put up to eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Put up to ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come up with : Ulaşmak. İleri sürmek. Düşünme. Bulmak (çare vb). Öne sürmek. Çözüm yolu bulmak. Ortaya atmak. Öndürmek. Bulmak (fikir vb). Düşünmek.

 

Commits : Söz vermek. Suç işlemek. Komisyona sunmak. Emanet etmek. İşlemek. Teslim etmek. Vaat etmek. Adamak.

Counsels : Öğütlemek. Maksat. Akıl vermek. Nasihat etmek. Tavsiye. Öğüt vermek. Salık vermek. Nasihat vermek. Tavsiye etmek.

Counseled : Öğüt vermek. Tavsiye. Tavsiye etmek. Nasihat vermek. Nasihat etmek. Maksat. Salık vermek. Öğütlemek. Akıl vermek.

Counsel : Maksat. Öneri. Öğüt vermek. Tavsiye. Akıl vermek. Nasihat etmek. Salık vermek. Nasihat vermek. Avukat.

Proffered : Sunulan. Sunmak. Teklif etmek.

Proffer : Teklif. Önerme. Sunmak. İkram etmek. Öneri. Sunmak (elle). Uzatmak. Teklif etmek.

Indine : Eğmek. Eğim. Yokuş. Eğilmek. Meylettirmek. Yönlendirmek. Vargel. Yatmak.

Proffers : Sunmak (elle). Önerme. Teklif etmek. Teklif. Uzatmak. Öneri. Sunmak.

Hold forth : Nutuk söylemek. Nutuk çekmek. Sunmak. Öne sürmek. Uzun uzadıya konuşmak. Lafı iyice uzatmak. Nutuk atmak. İleri sürmek. Yüksekten atmak. Söylev vermek.

Put up to synonyms : posit, offer, proffering, positing, posits, commit, hold out.