Questioners türkçesi Questioners nedir

  • Çok soru soran kimse.
  • Soru soran kimse.
  • Sorgulayan kimse.
  • Soru soran.

Questioners ingilizcede ne demek, Questioners nerede nasıl kullanılır?

Cross questioner : Sorgucu.

Questioner : Soru soran kimse. Soru soran. Çok soru soran kimse. Sorgulayan kimse.

Questioned : Soru sormak. Sorulmuş. Sorular sormak. Kuşkulanmak. Sorgulamak. Sorguya çekmek. Şüphe etmek. Sorgulanan.

Unquestioned : Muhakkak. Sorgusuz. Sorgusuz sualsiz. Şüphesiz. Kesin. Sorgulanmamış.

Question mark : Soru işareti. Soru imi.

Question of asi river : Asi nehri sorunu.

Question of life and death : Ölüm kalım meselesi.

Question of fact : Üzerinde tartışma yaratan mesele. Bir muamma. Maddi sorun.

Question sheet : Soru kağıdı.

Question master : Soruları soran kimse (radyo ve televizyon terimi). Yarışma programı sunucusu.

İngilizce Questioners Türkçe anlamı, Questioners eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Questioners ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interviewer : Görüşmeci. Mülakatı yöneten kimse. Karşılıklı görüşme yapan kimse. Muhabir. Görüşülen. Görüşmeyi yapan. Bir görüşmede kendileriyle karşılıklı konuşularak bilgi alınan birey ya da birim. bk. yanıtlayıcı. Görüşme yapan kimse. Görüşmeyi yapan kimse. Bir görüşmede soru çizinliği ya da görüşme kılavuzu kullanarak karşılıklı konuşma ve soru-yanıt ilişkisiyle sözlü açıklamaları yazılı bilgiye dönüştüren gözlemci, bk. soruşturucu.

 

Speaker : Sözcü. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Meclis başkanı. Hatip. Spiker. Spiker (radyo veya tv). Elektrik dalgalarını ses dalgasına çeviren ve gerektikçe sesi yükselten alet. Hoparlör. Konuşmacı. Parlamento başkanı.

Headcounter : Anketör.

Interrogative : Soru biçiminde. Sorgu. Soru sözcüğü. Soru ifade eden. Soru. Sorulu. Soru zamiri. Soru edatı. Soru belirten.

Pollster : Anketçi. Seçim sonucunu önceden hesaplayan kimse. Anketör.

Querist : Soruşturma yapan kimse.

Scrutator : Arama çalışması yapan kimse. Dedektif. Muayene eden kimse. İmtihan eden kişi. Araştırmacı. Müfettiş.

Enquirer : Araştırmacı. Bilgi isteyen kimse. Dedektif. Sorular soran kimse. Soruşturmacı.

Cross examiner : Karşı taraf tanığını sorgulayan kimse. Sorgucu. Sorgu görevlisi.

Examining : Sorgulayan. İnceliyor. Kontrol eden. Tahkikat. İnceleniyor. İnceleme. İnceleyen. Araştıran. Soruşturma.

Questioners synonyms : verbalizer, quizzer, verbaliser, poll taker, inquirer, asker, querent, querists, examiner, utterer, interrogators, inquisitor, questioner, examiners, cross questioner, tester, canvasser, interrogatives, interrogator, talker, querier.