Quests türkçesi Quests nedir

Quests ile ilgili cümleler

English: I don't get a lot of requests for it.
Turkish: Bunun için çok istek almıyorum.

English: I don't do requests.
Turkish: İstekleri yapmam.

English: I don't get a lot of requests for that song.
Turkish: O şarkı için çok istek almıyorum.

English: He flatly refused her requests for help.
Turkish: Onun yardım teklifini açıkça reddetti.

English: My father turned a dead ear to my requests.
Turkish: Babam ricalarıma kulak tıkadı.

Quests ingilizcede ne demek, Quests nerede nasıl kullanılır?

Bequests : Teberru. Muayyen mal vasiyeti. Kalıt. Vasiyetle bırakma. Vasiyetname ile bırakılan bağış. Miras. Vasiyet. Menkul vasiyeti. Bağışlama.

Conquests : Fütuhat. Fetihler. Zaferler. Fethetme. Zafer. Zapt. Fethedilen topraklar. Kalp kazanan kimse. Fetih.

Ignore dde requests : Dde isteklerini yoksay.

Ignore remote requests : Uzak istekleri gözardı et.

Inquests : Tahkikat. Soruşturma (resmi). Resmi kontrol ve soruşturma. Soruşturma. Resmi denetim. Resmi soruşturma. Soruşturma (nedeni bilinmeyen ölüm hakkında adli).

Question of abadan oil : Abadan petrolleri sorunu.

Requests pending : Bekleyen istekler.

 

Question : Problem. Toplumbilimde başlıca bilgi sağlama aracı olan ve olgu, davranış, kanı, tutum, görüş gibi konularda bireylerden yanıt almak üzere başvurulan ölçünlü sınar. Sual etmek. Şüphe etmek. Mesele. Soruşturma. Söz konusu. Kuşku. İfadesini almak. Sorun.

Question of asi river : Asi nehri sorunu.

Question mark : Soru imi. Soru işareti.

İngilizce Quests Türkçe anlamı, Quests eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quests ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gest : Romantik nesir. Romans yazısı. Eylem veya başarı. Dinsel, büyüsel ve törensel işlemlerde, oyunlarda, yeminlerde, efsanelerin canlandırılmasında simgesel ya da benzetmeye dayalı el, kol, gövde hareketi. Kazanç. Yaşanan iyi bir şey. Jest. Serüven. Macera hikayeleri.

Disquisition : Söylev. Bilimsel inceleme. Tez. Nutuk.

Exploratory : Eksploratori. Keşif türünden. Araştırma ile ilgili. Keşifçi. İstikşafi. Araştırmayla ilgili.

Anticipate : Görmek. Beklemek. Önce davranmak. Ummak. Önceden yapmak. Karşı oyuncunun yapacağı vuruşu önceden kestirip ona göre durum almak. Önceden tahmin edip ona göre davranmak. Sezmek. -den önce davranmak.

Delve into : -yı derinlemesine araştırma (bir konu mesele vs). Derinlemesine araştırmak. -nın içine dalma. Didiklemek.

Exploration : Açınlayım. Sondaj. Varlığı bilinmeyen olgusal bir durumu ya da olgular arasındaki bir ilişkiyi açığa çıkararak bilgi konusuna dönüştürme. Keşif. İnceleme. Dolaşma (keşifte bulunmak amacıyla). Eksplorasyon. Yeryüzünde bir yörenin yakından incelenerek tanınması. Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Check into : Biryere giriş yapmak. Pansiyon otel vb'nde kaydını yaptırıp bir oda tutmak. Kayıt yaptırmak.

Etude : Etüt. Etüd.

Lookup : Bakma. Ara. Bakış. Bak.

Quests synonyms : house guest, wedding guest, quested, adventured, quest, comb, be spoiling for, cast about, hearings, examen, disquisitions, etudes, domiciliary visit, pursuit, verification, cast around, inquest, groping, imagine, ascertain, scrutiny, huntings, scrutinies, dials, expect, forage, hunting, analyzes, reconnoitered, enquiries, gallantries, flirtation, invitee.