Quicks türkçesi Quicks nedir

Quicks ile ilgili cümleler

English: Ali pulled Mary out of the quicksand.
Turkish: Ali Mary'yi bataklıktan çıkardı.

English: If you find yourself in quicksand you'll sink more slowly if you don't move.
Turkish: Kendinizi kayan kumda bulduğunuzda, hareket etmezseniz daha yavaş batarsınız.

Quicks ingilizcede ne demek, Quicks nerede nasıl kullanılır?

Quicksand : Çıkmaz. Bataklık. Akarkum. Bir nesne veya kişinin içinde batabileceği ıslak ve gevşek kum. Ak arkum. Akıcı kum. Kayan kum. Batak. Bataklık kumu.

Quicksands : Çıkmaz. Bataklık. Batak. Ak arkum. Hareketli kum. Kayan kum. Yutan bataklık. Bir nesne veya kişinin içinde batabileceği ıslak ve gevşek kum. Akıcı kum. Bataklık kumu.

Quickset : Çalıdan çit. Akdiken. Çit çalısı.

Quicksets : Çalıdan çit. Akdiken. Çit çalısı.

Quicksilver : Ele avuca sığmaz. Civa. Cıva. Çok hareketli. Cıva ile kaplamak. Yerinde durmaz.

Quick assets : Bir tecim kuruluşunun, hemen yararlanabileceği paralarıyla kısa süreler içinde paraya çevrilebilen alacak belgitleri gibi değerlerinin toplamı. Paraya çevrilir varlık. Likit kıymet.

Quick at repartee : Hazırcevap.

 

Quicksteps : Hızlı yürüme. Hareketli dans. Hızlı adım.

Quickstep : Hareketli dans. Hızlı adım. Hızlı yürüme.

Quick as a flash : Şipşak. Çabucak. Bir çırpıda.

İngilizce Quicks Türkçe anlamı, Quicks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quicks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Epicenters : Deprem merkezi. Episentır. Dışmerkez. Dış merkez. Merkez üssü. Episantır. Depremin merkezi. Merkezüssü. Deprem özeği.

Erelong : Çok geçmeden. Uzun süre önce. Şimdi. Süratle. Derhal. Hemen.

Dynamic : Aktif. Kuvvetli. Mekanik gücü olan. Hareketli. Devimsel. Enerjik. Bilgisayar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Devingen. Dinamik.

Speedy : Seri.

Corkier : Hafif. Mantar tıpayı andıran. Mantar. Mantarımsı. Mantara benzeyen. Mantar gibi. Şarapta mantar tadının hakim olması. Kuru.

Fleeted : Çevik. Yürük. Filo. Seyretmek. Donanma. Alay. Park. Fani.

Dewy : Nemli. Çiy gibi. Üzerine çiy düşmüş. Gözyaşı. Çiyle kaplı. Çiy ile kaplı. Buğulu. Çiyli.

Core : Çekirdeğini çıkarmak. Dolgu. Akımsal mıknatısların kangallarının sarıldığı yumuşak demirden, çoğu zaman halka biçimli parça. Ortasmdan geçen okuma/ yazma telinden belli bir yönde akım geçirildiğinde belli bir yönde mıknatıslanan ve bu durumunu, telden ters yönde bir akım geçirilmedikçe koruyan, olabildiğince küçük boyutlarda, halka biçiminde, bilgisayar ana belleği olarak kullanılan çekirdek belleği oluşturan mıknatıslı öğe. Bazı virüslerde nükleik asidi çevreleyen ve ökaryotik hücrelerde bulunan histon yapıya benzer protein kılıf, kor. Bir makaranın ortasında, makaraya bağlı olmayarak kendi başına da kullanılabilen, genellikle düzensiz sarmaların yol açabileceği çizinti ya da çiziklerden korumak amacıyla negatiflerin sarıldığı, yoğruktan ya da paslanmaz çelikten silindir biçimindeki parça. Eşelek. Bilişim, fizik, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Koçan.

 

Brisk : Enerjik. Hareketlilik. Çabuk ve aktif. Hareketli. Canlanmak. İstenilen hızda hareket eden. Canlandırmak. Sert (hava). Çevik.

Alive : Yaşayan. Sağ. Diri diri. Hayatta. Diri. Zinde. Elektrik yüklü.

Quicks synonyms : bobbish, airier, epicentrum, crashing, chords, tender spot, content, epicenter, breezily, briskest, crux, fasted, hasty, bouncier, the quick, express, fastest, elfins, hastiest, distillates, the most sensitive spot, busiest, busier, cursorily, fleet, bio, fastmoving, aligerous, pacey, hastier, punchlines, brisker, airy.

Quicks zıt anlamlı kelimeler, Quicks kelime anlamı

Slowly : İçin için. Ağır ağır. Aheste. Yavaş yavaş. Ağır. Yavaşça. Giderek. Hafif hafif. Ufak ufak. Aheste beste.

Slow : Ağırlaşmak. Ağır. Sıkıcı. Geç olan. Geri kalmış. Yavaşlatmak. Geç. Uzun süren. Geç anlayan. Zor anlayan.