Quiesce türkçesi Quiesce nedir

  • Susturmak.
  • Olağan sonlandırmak.
  • Olağan bitiş.
  • Yeni işleme başlatmamak.

Quiesce ile ilgili cümleler

English: He acquiesced in his father's decision.
Turkish: O, babasının kararına boyun eğdi.

Quiesce ingilizcede ne demek, Quiesce nerede nasıl kullanılır?

Quiesced : Sessiz modda.

Quiescence : Sükunet. Hareketsizlik. Devinimsizlik. Sukunet. Kafa dinleme. Pasiflik. Uyuşukluk. Sessizlik. Uyku hali.

Quiescency : Uyku hali. Sessizlik. Uyuşukluk.

Quiescent : Devinimsiz. Uyuşuk. Durgun. Sessiz. Susturmak. Dinlenmede. Canlılığını kaybetmek. Pasif. Sakinleşmek.

Quiescent point : Çalışma noktası.

Acquiescence : Rıza. Muvafakat. Kabul etme. Zımni icazet. İtiraz etmeden razı olma. İttihaz. Kabul etmek. Kabullenme. Uysallık. Kabul.

Quiescently : Sessizce. Pasif bir şekilde.

Requiescat in pace : Huzur içinde yatsın.

Nonacquiescence : Rıza göstermeme. Uymama. Razı olmama. Kabul etmeme.

Acquiescent : Kabul eden. Uysal. Kabullenici.

İngilizce Quiesce Türkçe anlamı, Quiesce eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quiesce ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Confuted : Tersini ispat etmek. Tersini kanıtlamak. Doğru olmadığını ispat etmek. Çürütmek. Çürütmek (bir görüşü vb). Aksini ispatlamak. Aksini ispat etmek. Aksini kanıtlamak. Yalanlamak.

 

Gag : Ağzını tıkamak. Gag yaratmak. Bir skeçte, revüde ya da bir eğlence gösterisinde herkesin gülebileceği bir nükteyi kapsayan sözler ya da durumlar. Ağız tıkacı. Gülüt yaratmak. Haberin yayılmasına engel olmak. Şaka. Konuşmasını önlemek. Kusturmak.

Change intensity : Yoğunluğunu değiştirmek.

Quiet down : Sakinleşmek. Susmak. Dinmek. Yatışmak. Sessiz olun.

Blanket : Battaniye. Sınırsız. Battaniyeye sarmak. Örtmek. Sarıp sarmalamak. Engel olmak. Reaktör kalbinin çevresine ya da içine yerleştirilen ve zincir tepkimesi yapabilen unsurlardan oluşan kapalı bölge. Bütün olasılıkları içeren.

Hush : Sakinleştirmek. Sessizlik. Suskunlaşmak. Susmak. Gizlemek. Sakinleşmek. Yatıştırmak. Kapatmak. Örtbas etmek.

Confutes : Çürütmek. Aksini ispatlamak. Tersini kanıtlamak. Yalanlamak. Çürütmek (bir görüşü vb). Tersini ispat etmek. Doğru olmadığını ispat etmek. Aksini kanıtlamak. Aksini ispat etmek.

Blanketed : Battaniye ile örtmek. Örtmek. Üzeri örtülmüş. Örtbas etmek. Battaniyeye sarmak. Kaplanmış. Üzerine battaniye örtülmüş. Engel olmak. Battaniye ile zıplatmak.

Confute : Doğru olmadığını ispat etmek. Yalanlamak. Aksini kanıtlamak. Tersini ispat etmek. Aksini ispatlamak. Aksini ispat etmek. Çürütmek. Çürütmek (bir görüşü vb). Tekzip etmek.

Still : Hareketsiz. Dindirmek (fırtına vb'ni). Yatıştırmak. Durdurmak. Sakinleştirmek. Yatışmak. Sakinleşmek. Yine de. Hala. Durgun.

Quiesce synonyms : pipe down, blankets, quiet, gagging, hush up, silence, confuting, cutting short, gagged, bottle, burke, cut short, burked, shut up, quieten.

Quiesce zıt anlamlı kelimeler, Quiesce kelime anlamı

Louden : Yükseltmek. Yükselmek (ses vb). Yükselmek.

Quiesce ingilizce tanımı, definition of Quiesce

Quiesce kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To have no sound. To be silent, as a letter.