Quiescence türkçesi Quiescence nedir
- Hareketsizlik.
- Uyku hali.
- Devinimsizlik.
- Sükunet.
- Kafa dinleme.
- Sessizlik.
- Uyuşukluk.
- Pasiflik.
- Sukunet.
Quiescence ingilizcede ne demek, Quiescence nerede nasıl kullanılır?
Acquiescence : Muvafakat. Razı olma. Kabul etme. Kabul etmek. Zımni icazet. Rıza. İttihaz. İtiraz etmeden razı olma. Uysallık. Kabullenme.
Nonacquiescence : Rıza göstermeme. Razı olmama. Kabul etmeme. Uymama.
Quiescency : Uyku hali. Sessizlik. Uyuşukluk.
Quiescent : Pasif. Devinimsiz. Sakin. Hareketsiz. Dinlenmede. Sakinleşmek. Canlılığını kaybetmek. Durgun. Susturmak.
Quiescent point : Çalışma noktası.
Acquiesced : Normal karşılamak. Razı olmak. Muvafakat etmek. Karşı çıkmamak. Katlanmak. Ses çıkarmamak. Boyun eğmek. Kabul etmek. Kabullenmek.
Quiesce : Olağan sonlandırmak. Olağan bitiş. Yeni işleme başlatmamak. Susturmak.
Acquiescing : Razı olmak. Kabul. Sorgusuz kabul etme. Kabul etmek. Karşı çıkmamak. Sorgusuz kabul eden.
Acquiescent : Kabullenici. Uysal. Kabul eden.
Acquiescently : Uysallıkla. Karşı çıkmadan. Razı olarak. Yumuşak başlılıkla. Uysal bir şekilde.
İngilizce Quiescence Türkçe anlamı, Quiescence eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Quiescence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Sleeping : Uyutan. Uyku. Uyku için kullanılan. Uyuma. Uyuyor. Uyuyan. Uykuda. Uyumaya yarayan.
Inanimateness : Ağır davranma durumu. Dirimsizlik. Coşkunsuzluk. Hayatsızlık. Ağır olma. Durgunluk. Ruhsuzluk. Tembellik. Cansızlık.
Quietudes : İç huzuru. Huzur. Gönül rahatlığı.
Inexertion : Durgunluk. Eylemsizlik. Atalet.
Passivity : Olaylar ve uyaranlar karşısında edimsiz kalma ya da davranışta bulunmama. Dirençsizlik. Oksitleyici bir maddenin çözeltisine sokulduktan sonra bir metalin normalden düşük aktivitesi. Edilgenlik. Dinginlik. Derişik nitrik asit gibi güçlü oksitleyiciler içinde ya da belirli potansiyeller arasında yüzeylerinde oksit oluşturulduğu zaman, demir, krom, nikel, aliminyum , titan ve alaşımlarının kimyasal etkinliklerini yitirme özellikleri. Edilginlik.
Aestivation : Çiçek tomurcuğundaki taçyapraklarının ve yaprakların diziliş şekli (botanik terimi). Çiçek tomurcuğundaki taçyaprak ve sefallerin dizilişi. Yaz mevsimini geçirme. Bazı hayvanların çok sıcak yaz günlerini uyku ya da uyuşukluk arası bir dinlenme halinde geçirmesi. estivasyon. Yazın belirli bir yerde geçmesi (ayrıca estivation). Yaz uykusu. Yaz uykusu hali (zooloji). Yaz aylarında bazı hayvanlarda görülen uyuşukluk. Hayvanlar için yazı uykuda geçirme.
Relaxation : Yumuşatma. Dinlenme. Hafifletme (ceza). Eğlence. Relaksasyon. Hafifleme. Rahatlama. Stanislàvski dizgesinde bir oyuncunun dikkati toplayabilmesi için gerekli olan ruhsal ve kassal rahatlama. Etkin alıştırmalarda, bir kası hiçbir gerginlik ya da kasılma bırakmadan dinlenmeye salma (gevşetme).
Immovability : Metin olma. Kımıldamazlık. Sarsılmama. Kararlılık. Sabitlik.
Serenities : Sakinlik. Berraklık. Dinginlik. Durgunluk. Huzur.
Dozes : Pineklemek. Hafif uyku. Şekerleme. Uyuklama. Şekerleme yapmak. Pineklemek (argo terim). Kestirme. Uyuklamak. Imızganmak.
Quiescence synonyms : inactions, inarticulateness, inactive, peaces, quieted, accidies, dormancies, repose, peace, somnolences, quietness, reposes, dormant, passiveness, languors, inertias, sedentariness, the land of nod, deadness, idlesse, muteness, ease, easygoingness, drowsiness, quietude, doze, hush, mutism, inactivity, vegetation, inertitude, apathy, equanimity.
Quiescence zıt anlamlı kelimeler, Quiescence kelime anlamı
Active : Çevik. Enerjik. Etkin. Hareketli. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Aktif. Muvazzaf. Pratik. Faal. Çalışan.
Action : Olayların gelişimi. Bir film kuşağında sese karşı görüntü bölümünü belirtmekte kullanılan genel terim. tv. televizyon yayınında sese karşı görüntüyü belirtmekte kullanılan genel terim. İş. Yapılan şey. Amel. Olgu. Yükselti. Çarpışma. Savaş. Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu.
Activity : İşleklik. Faaliyet. Bir bilgi işlem dizgesinde ana kütük tutanaklarının, öngörülen belirli bir dönem içinde, gördükleri işlem sayısıyla gösterilir nitelikleri. Etki. Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bk. ışımetkinlik. İş. Fiil. Etkinlik. Kuvvet. Hareket.
Quiescence antonyms : activeness.
Quiescence ingilizce tanımı, definition of Quiescence
Quiescence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state or quality of being quiescent.

Bu kısımda Quiescence kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Quiescence ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Quiescence anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Quiescence ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.