Quotient türkçesi Quotient nedir

  • Bir sayının diğeriyle bölünmesi sonrası elde edilen sayı.
  • Bölüntü.
  • Bölüm (matematik terimi).
  • Bölüm.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Oran.

Quotient ingilizcede ne demek, Quotient nerede nasıl kullanılır?

Quotient group : Bölüm öbeği. Bölüm grubu. Faktör grubu.

Quotient ring : Bölüm halkası. Bölüm dolamı.

Quotient set : Bölüm kümesi.

Quotient space : Bölüm uzayı.

Quotient topology : Bölüm topolojisi.

Respiratory quotient : Solunum oranı. Solunum katsayısı.

Intelligence quotient : Zeka katsayısı. Entellektüel zeka. İnsanların yaşı ile zekası arasında ilişki kurarak test sonuçlarına göre belirli yaştaki bir insanın zeka düzeyini gösteren rakam. Zeka derecesi. Zeka bölümü.

Quotidian : Gündelik. Her gün olan sıtma nöbeti. Sıradan. Önemsiz. Her günkü. Günlük.

Location quotient : Yerseçim katsayısı. Bir ülkede, belli bir bölgenin bir ekonomik etkinlik dalındaki payının, yine o bölgenin bir başka kesimdeki payı ile, katma değer, çalışan nüfus, alan ya da benzeri bir ölçüte göre karşılaştırılmasına olanak veren oran.

Quotient transformation : Bölüm dönüşümü.

İngilizce Quotient Türkçe anlamı, Quotient eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quotient ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Departments : Bölge. Bölümler. Daire. Şube. Bakanlık. Departman.

Fraction : Kesir. Kesim. Üleşke. Bölme. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Damıtık madde. Hizip. Kırılma. Bayağı kesir.

Magnifications : Büyültme. Büyütüm. Büyütme.

Accent bar : Vurgu çubuğu.

Accelerator key : Kısayol tuşu. İvmelendirme tuşu. Hızlandırıcı tuş. Hızlandırma tuşu. Hızlı erişim tuşu. Belirli işlemler yapmak için hızlı erişim sağlayan tuş dizisi.

Rate : Fırça atmak. Layık olmak. Nicel değişmelerin hızını dile getirmek üzere başvurulan ve bir nicel büyüklüğün z(...) ve z(...) zamanları arasında gösterdiği artış ya da azalışın ilk büyüklüğe bölünmesiyle elde edilen göreli ölçüm. Sınıflandırmak. Değerlendirmek. Farzetmek. Gözü ile bakmak. Addetmek. Saymak. Belli bir zaman aralığı içindeki nicel bir değişmenin başlangıç değerine göre oransal anlatımı, bk. göreli hız.

Abbreviate : Özetlemek. Kırpmak. İhtisar etmek. Sadeleştirmek. Kısaltmak.

Absolute loader : Salt yükleyici. Mutlak yükleyici.

Correlation : Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi. korelasyon. Korelasyon. Karşılıklı ilişki. İlişki. Değişimli ünsüzler. Nispet. İki değişken arasında karşılıklı nicel bağlantı. İki niceliğin birbirine karşılıklı bağlı olma ölçüsü. Bağlılık derecesi.

Schism : Hizipleşme. Klikleşme. Bölünme. Parçalanma. Klik. Hizip.

Quotient synonyms : capita, faction, serial, act, number, incidences, ac adapter, absolute device, chapter, magnification, access control, accent char, proportion, measure, partition, abstract syntax tree, abort sequence, ratios, category, caput, abort, aliquot, abnormal end, quotients, proportions, cantel, percentages, serial story in a newspaper, department, percentage, categories, ratio, acception.

 

Quotient ingilizce tanımı, definition of Quotient

Quotient kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The number resulting from the division of one number by another, and showing how often a less number is contained in a greater. Thus, the quotient of twelve divided by four is three.