Racing türkçesi Racing nedir

Racing ile ilgili cümleler

English: What's your favorite racing game?
Turkish: Gözde yarış oyunun nedir?

English: Ali doesn't know a whole lot about racing.
Turkish: Ali yarış hakkında çok şey bilmiyor.

English: Pigeon racing is a sport that dates back almost 2,000 years.
Turkish: Güvercin yarışı neredeyse 2000 yıl geriye uzanan bir spordur.

English: What did the racing driver say?
Turkish: Otomobil yarışçısı ne dedi?

English: Boats were racing last night.
Turkish: Tekneler dün gece yarışıyorlardı.

Racing ingilizcede ne demek, Racing nerede nasıl kullanılır?

Racing bicycle : Yarış bisikleti.

Racing boat : Yarış botu.

Racing car : Yarış otosu. Yarış otomobili. Yarış arabası.

Racing circuit : Yarış pisti. Yarış alanı. Parkur.

Racing cyclist : Bisiklet yarışçısı.

Racings : Koşma. Yarışma. Yarış.

Racing driver : Yarışçı. Araba yarışçısı. Otomobil yarışçısı.

Horse racing : At yarışı.

Racing man : Yarış meraklısı.

Dog racing : Köpek yarışı.

İngilizce Racing Türkçe anlamı, Racing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Racing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Running : Sürekli. Dansçının dans adımlarıyla koşması. Arka arkaya. İşlek. Akıntı. Cari. İşletme. İçinde bulunulan. Koşan.

 

Contestation : Mücadele. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ücret ve çalışma koşullarının korunması, değiştirilmesi veya yorumlanması konularında işçi ile işveren arasında ortaya çıkan anlaşmazlık. İtiraz. İşverenlerle işçiler arasındaki karşılıklı istemleri bir sonuca bağlamak amacıyla seçilen tesmilcilerin bu konular üzerinde düşünce beraberliğine varamamaları ya da bir taraf temsilcilerinin oturuma katılmamaları. Ret. İş uyuşmazlığı. Red. Tartışma.

Bouts : Eskrim maç. Müddet. Gösteri. Devre. Nöbet. Kriz. Süre. Müsabaka. Zaman.

Design contest : Tasarım yarışması. Kentlerin ve kasabaların düzentasarlarının hazırlanmasında en iyi öneriyi elde edebilmek ve kentbilimin gelişmesini, bu alandaki uzmanların yetişmesini özendirmek amacıyla, yetkili kamu kuruluşlarınca açılan ulusal ya da uluslararası nitelikteki yarışma.

Emulation : Emülasyon. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Öykünüm. Belli bir bilgisayar için yazılmış izlencelerle başka bir bilgisayarı kullanma olanağı sağlayan teknik. bir bilgisayar dizgesinin, sanki başka bir bilgisayar dizgesine öykünerek, onun için hazırlanmış veri ve izlencelerle, değişik sürede de olsa, özdeş sonuçlar vermesini sağlayan teknik. bk. benzetim. Öykünme. Özenme. Rekabet. Benzemeye çalışma. Öykülenme.

Gymkhana : Yarış alanı. Yerel spor karşılaşması. Atların yarış için toplanmaları. Spor araba yarışı. Atletizm yarışması.

Bout : Nöbet. Kısa dönem. Kriz. Zaman. Devre. Süre. Boks maçı. İki yarışmacının yenişmek gereğiyle yaptıkları vuruşma. Karşılaşma. Boks.

 

Event : Netice. Organizasyon. Olgu. Durum. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Akıbet. Hadise. Sonuç. Vak'a. Maç.

Meets : Karşılaşma.

Racing synonyms : car racing, greyhound racing, camel racing, auto racing, racings, agonism, contention, race, boat racing, the gee gees, competing, trotting, scurryings, contest, athletics, scurrying, raced, fray, competition, contentions, sport, competitions, horse racing, emulations, ballad, race meeting, underclothing.