Range of vision türkçesi Range of vision nedir

Range of vision ingilizcede ne demek, Range of vision nerede nasıl kullanılır?

Range : Sürtmek. Bir dağılımın yayılmasını ölçmek üzere başvurulan ve dizideki gözlemlerin uç değerleri ya da en yüksek gözlemle en düşük gözlem arasındaki ayrıma eşit olan değer. Sıralı olmak. Gidim. Nişan almak. Aralık (yaş vb). Menzil. Boyunca gitmek. Yemek pişirmekte kullanılan ocak. Uzanım.

Of : İle ilgili. -den. Yüzünden. -den övünerek bahsetmek. Hakkında. -in. Nin. -nın. -dan. -nin.

Vision : Görülmeye değer şey. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Düş. Görü. Güzel kimse. Görme gücü. Göze giren ışığın doğurduğu duyumsal izlerle dış çevredeki ayrıntıların algınlanması. İleriyi görme. Önsezi. Hayal.

Within range of vision : Görüş alanı içinde.

Range of a function : İşlevin değer kümesi.

Angle of vision : Görüş açısı.

Normal range of use : Olağan kullanım erimi.

Range of audibility : İşitilebilirlik sınırı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İnsan kulağının algılıyabileceği ve değerlendirebileceği ses dalgaları yineleniminin 30 hz'den başlayıp 20.000 hz'de biten sınırları.

Defect of vision : Görme bozukluğu.

Acuity of vision : Görüş keskinliği.

İngilizce Range of vision Türkçe anlamı, Range of vision eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Range of vision ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eyeshots : Rüyet. Bakış. Nazar.

Field of vision : Görme alanı. Dürbünle görülebilen alan. Geniş görüş alanı. Görsel alan. Görüş sahası. Bir kimsenin görebildiği alan. Görüş açısı. Görüş alanı.

Visual range : Görme mesafesi. Görsel erim. Görme duyusunun etkili olduğu mesafe. Gözle görülür uzaklık.

Visibilities : Görüş sahası. Görme imkanı. Görüş uzaklığı. Görünebilme. Görüş netliği. Görünürlük. Görüş netliği (derecesi). Görüş. Görünebilirlik.

Sight distance : Görüş uzaklığı.

Field of view : Bir ırakgörürün içine alabildiği gökyüzü parçası; başka deyimle, bir bakışta gökyüzünde görebildiği alan. Görüş alanı. Dürbünle görülebilen alan. Bir kimsenin görebildiği alan. Görüş sahası. Fov. Baş kımıldamadan, gözleri oynatarak görülebilen noktaların toplamı. bakma alanı tek gözlü ya da çift gözlü olabilir, bk. görme alanı. Bakma alanı.

Line of sight : Gözlem hattı. Nişan çizgisi. Gez-arpacık mesafesi. Görüş hattı. Açık görüş hattı. Gözlemciyi gözlenen noktaya birleştiren doğrultu. Bakış doğrultusu. Bakış açısı.

Eyeshot : Bakış. Nazar. Rüyet.

Visibility : Görme imkanı. Görüş sahası. Görüş netliği (derecesi). Görüş uzaklığı. Görüş netliği. Görünebilirlik. Yoğun siste görünebilen 15-20 metreden, 50 km'ye değin giden değişik görüş uzaklıkları içki hava duruluğu ölçüsü. Görüş.