Ravellings türkçesi Ravellings nedir

Ravellings ingilizcede ne demek, Ravellings nerede nasıl kullanılır?

Ravelling : Çözülmek. Dolaştırmak. Sökülmek. Sökmek. Çözmek. Kaçık. Sökülme. Tel tel ayırmak. Karıştırmak.

Familial travelling expenses : Görevlinin atanması, işyerinin değiştirilmesi ve işten çıkarılması gibi nedenlerle geçindirmekle yükümlü bulunduğu kişilere yasasına göre verilen yolluk. Aile yolluğu.

Gravelling : Çakıllanma.

Temporary travelling expenses : Geçici görev yolluğu. Bağlı bulundukları kurumlara ilişkin bir görevin yapılması amacıyla geçici olarak yurt içinde ya da dışında başka bir yere gönderilenlere yol ve zorunlu giderleri için verilen para. yeni ve eski görevlerine ilişkin bir sorundan ötürü kurumlarınca açılan bir dava nedeniyle sanık ya da davalı olarak başka bir yere gönderilenlerden olumlu bir sonuç sağlayanlara yol ve zorunlu giderleri için verilen para. görev yerlerinin bulunduğu yer dışındaki bir göreve vekil olarak gönderilenlere yol ve zorunlu giderleri için verilen para. edimli olarak oturdukları yerlerden başka yerlere açıktan vekil olarak gönderilenlere (yalnız gidiş ve dönüşleri için) yol ve zorunlu giderleri ve gündelikleri karşılığı verilen para.

Travelling : İlerleme. Seyahat etmek. Yolculuk yapma. Seyahat. Gezici. Kaydırma. Yolculuk. Seyahat etme. Seyyar.

 

Travelling allowance : Yolluk.

Travelling puppet theatre : Bir yerde yerleşik olmayan oradan oraya gezen kukla topluluğu. Gezici kukla topluluğu.

Travelling money : Yol parası.

Travelling company : Belli bir yeri olan, ama gidebileceği yerlere sık sık geziler yapıp oyunlar veren tiyatro; belli bir yeri olmayıp, özel araçlarla her yana gidip oyunlar veren topluluk. Gezici topluluk.

Travelling crane : Gezer vinç. Yürür vinç. Seyyar kreyn. Gezici vinç. Seyyar vinç.

İngilizce Ravellings Türkçe anlamı, Ravellings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ravellings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

As mad as a march hare : Zırdeli. Küplere binmiş. Tamamen çılgına dönmüş. Çılgın.

Ravelling : Sökülmek. Sökmek. Çözülmek. Çözmek. Karıştırmak. Tel tel ayırmak. Dolaştırmak.

Bats : Çılgın. Üşütük. Deli (argo terim). Deli. Yarasalar. Bir tahtası eksik. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) bölümünden, tek uçabilen memeliler olup ön ayak parmakları çok uzun, ön parmaklar ve ön bacaklar arasına gerili ince deri vücudun yanları boyunca art bacaklara, bazen kuyruğa kadar uzanan ve kanat görevini taşıyan, bazıları kuyruklu, bazılarının parmaklarında emici safihalar bulunan, vücutları yumuşak ve sık kıllarla kaplı, iskeletleri hafif yapılı, gözleri küçük ve iyi gelişmemiş, parmaklarında çengel tırnakları olan ve dinlenme sırasında aşağıya doğru asılı duran, en uzun kış uykusuna yatan, gece faal olan bir takım.

Bonkers : Bir tahtası eksik. Deli. Kontak. Çılgın. Üşütük. Kafadan sakat. Keçileri kaçırmış.

 

Battiest : Üşütük. Kıç. Deli. Çatlak. Üşütük (argo terim). Bir tahtası eksik. Popo.

As mad as a hatter : Zırdeli. Deli. Küplere binmiş. Çılgın.

A button short : Tahtası eksik. Şapşal.

Lint : Sargı bezi. Hav. Pamuk tiftiğini ayıklamak. Yaraları sarmak için kullanılan yumuşak bir madde. Kumaş tiftiği. İplik tiftiği. Pamuk tiftiği. Keten tiftiği.

Ravellings synonyms : ravelings, revellings, fibre, brain sick, raveling, battier, freeing, balmiest, bananas, certifiable, being uprooted, revelling, batty, barmy, balmy, fiber, brainsick, reveling, balmier.