Real investment türkçesi Real investment nedir

  • Yatırım.
  • Bir ekonomide belli bir dönemde mevcut sermaye stokuna yapılan ilave. bk. mali yatırım.
  • Gerçek yatırım.
  • İktisat alanında kullanılır.

Real investment ingilizcede ne demek, Real investment nerede nasıl kullanılır?

Real : Maddi. Cidden. Sahici. Sahiden. Harbi. Gerçekten. Real (finlandiya terimi). Samimi. Hakiki. Gerçek.

Investment : Verme (sorumluluk veya yetki vb'ni). Tecimsel ya da ekonomik bir girişime belirli bir süreyle anamal ve para yatırılması. Yatırım. Bir ekonomide belli bir dönemde mevcut sermaye stokuna yapılan ilave. bk. mali yatırım. Plasman. Sağlanan gelir. Kuşatma. Atama. Envestisman. Ektoderm.

Real account : Reel rakam.

Real action : Ayni dava.

Real address : Gerçek adres.

Real assets : Reel varlıklar. Reel aktifler. Duran varlıklar. Sabit kıymetler. Gayrimenkul mallar. Taşınmaz mallar. Gayri menkul kıymetler. Maddi duran varlıklar.

İngilizce Real investment Türkçe anlamı, Real investment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Real investment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Capital goods : Sabit varlıklar. Üretimde kullanılan ekonomik varlıklar. Üretim sürecinde emeğin verimliliğini artırmak amacıyla kullanılan her türlü makine, donanım gibi daha önceden üretilmiş fiziki mallar. Sermaye malları. Ana mal. Yatırım malları. Üretim malları.

 

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Hedge : Önlem. Çevirmek. Kaçamak yanıt vermek. Etrafını çevirmek. Çit. Engelleme. Engel. Sınırlamak. Çit ile çevirmek.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

 

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Investment : Envestisman. Muhasara. Sağlanan gelir. Abluka. Para yatırma. Atama. Tecimsel ya da ekonomik bir girişime belirli bir süreyle anamal ve para yatırılması. Tayin. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

Capital outlay : Yatırım harcamaları. Kuruluş sermaye masrafı. Sermaye masrafı.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Real investment synonyms : investments, abnormal budget expenditures, a type mutual funds, placements, a shift in demand, abolition of forced labour convention, abnormal budget receipts, a change in individual demand, enterprise, placement, a shift in individual demand, enterprize, hedges, abnormal budget, a change in demand, ability to pay principle.