Capital goods türkçesi Capital goods nedir

  • Üretimde kullanılan ekonomik varlıklar.
  • Sermaye malları.
  • Yatırım.
  • Üretim malları.
  • Ana mal.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yatırım malları.
  • Üretim sürecinde emeğin verimliliğini artırmak amacıyla kullanılan her türlü makine, donanım gibi daha önceden üretilmiş fiziki mallar.
  • Sabit varlıklar.

Capital goods ingilizcede ne demek, Capital goods nerede nasıl kullanılır?

Capital : Tecimsel bir kuruluşa ilişkin varlıkların tümü. varlıklar toplamından borçlar düşüldükten sonra geriye kalan katkısız varlık. Üretim olaylarına dayanak olan para. Anamal. Ciddi. Anapara. Kimi ayrılıklar dışında, bir devletin, hükümet ve parlamentosunun yerleştiği, devlet başkanının oturduğu, siyasal ve yönetsel özeği olan kent. Cezası ölüm olan. Bir devletin yönelti ve yönetim özeği bir ülkedeki en büyük ve en önemli kent. anakentlerin en büyüğü. Kazanç. Baş.

Goods : Gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ürün. Gümrük mevzuatı kapsamında anılan her türlü madde. Mal. Emtia. Mal mülk. İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne. geniş anlamda, insan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılayan mal ve hizmetler. bk. eşya. Eşya. Yük. Meta.

Obsolescence of capital goods : Sermaye mallarının fiziksel olarak yıpranmalarından çok, teknolojik gelişme sonucunda eskimeleri. Battallaşma.

 

Physical capital goods : Sermaye malları. Üretim sürecinde emeğin verimliliğini artırmak amacıyla kullanılan her türlü makine, donanım gibi daha önceden üretilmiş fiziki mallar.

Capital saving technique : Sermaye tasarruf edici teknik. Veri teknoloji ve aynı eş ürün eğrisi üzerinde kalma koşuluyla, faizlerin ücretlere göre yükselmesi nedeniyle, bir ürünün üretiminde sermayenin yerine emeğin kullanılması.

Capital account : Sermaye bilançosu. Sabit değerler. Tecimsel bir girişimin yönetimi için konulan değerlerin sayışımı. Sermaye hesabı. Sermaye hareketleri hesabı. Bir ülkedeki yerleşik kişilerin diğer ülkelerdeki yerleşik kişiler ile yapmış oldukları kısa ve uzun dönemli sermaye hareketlerinin yer aldığı ödemeler bilançosu temel hesaplarından biri. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Yatırım hesabı. Anamal sayışımı. Ana hesap.

İngilizce Capital goods Türkçe anlamı, Capital goods eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Capital goods ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

Placement : Para yatırma. Plasman. Yerleştirme. Yatırma (para). Yerine koyma. Sipariş verme. Atama. Getirim.

Producer goods : Hammadde. Üretim maddeleri.

Real capitals : Ayni sermaye. Fiziki sermaye. Reel sermaye.

Fixed assets : Sabit değerler. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Durağan değerler. Bir firmanın üretim sürecinde kullandığı bina, makine ve donanım, toprak gibi uzun ömürlü ve süreklilik gösteren varlıklar. Bir işletme tarafından uzun zaman süresince elde bulundurulan varlık (toprak, bina, patent, vb.). Duran değerler. Sabit aktif. Durağan kuruluşlar, mal ve hizmetlerin yapımında kullanılan mallar. Duran varlıklar. Değişmez kıymetler.

Investment : Atama. Verme (sorumluluk veya yetki vb'ni). Abluka. Tayin. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Para yatırma. Ektoderm. Plasman. Bir ekonomide belli bir dönemde mevcut sermaye stokuna yapılan ilave. bk. mali yatırım.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Hedge : Garantiye almak. Tedbir. Etrafını çevirmek. Çit ile çevirmek. Engel. Lafı dolandırmak. Engelleme. Kısıtlamak.

Capital goods synonyms : physical capital goods, placements, a group shares, production goods, abnormal budget, a shift in individual demand, investments, a shift in supply, a pass through certificate, physical assets, a change in demand, enterprise, a change in supply, enterprize, investment goods, a shift in demand, capital outlay, real investment, ability rent, ability to pay principle, capital assets, abnormal budget receipts, tangible assets, hedges, abolition of forced labour convention, abnormal budget expenditures.