Reclame türkçesi Reclame nedir

Reclame ingilizcede ne demek, Reclame nerede nasıl kullanılır?

Reclamation : İadesini isteme. Yeniden kullanma. Tarıma elverişli duruma getirme. İyileştirme. Geri alma. Arazi kazanma. Arazi ıslahı. Değerlendirme. Düzeltme. Tarıma uygunlaştırma.

Reclamation drainage : Kurutma. Akaçlama işlerinin bir bölümü olarak, bataklık bir yereyin sularını bir arkla toplayıp, akıtıp boşaltma. bk. akaçlama.

Reclamation period : İtiraz müddeti. İtiraz süresi.

Reclamations : Tarıma uygunlaştırma. Geri isteme. Değerlendirme. Arazi ıslahı. Arazi kazanma. Islah. Tarıma elverişli duruma getirme. İadesini isteme. Yeniden kullanma. Geri alma.

Land reclamation : Denizin ya da göllerin doldurulması sonucunda toprağın kamuca değerlendirilebilecek duruma getirilmesi. Toprak kazanımı. Toprak iyileştirilmesi. Arazi ıslahı. Bir ülkede, kırsal ve kentsel toprakların, niteliklerine ve verim durumlarına göre sınıflandırılıp ayrı ayrı belirtkelerle gösterildikleri harita. Toprak haritası. Arazi iyileştirme. Toprak kazanma. Toprak ıslahı. Arazi kazanımı.

Reclaimable : Tarıma elverişli hale getirilebilir. Islah edilebilir. Tekrar kullanılabilir. Düzeltilebilir. İyileştirilebilir. Evcilleştirilebilir.

Reclaims : İyileştirmek. Medenileştirmek. Yola getirmek. Evcilleştirmek. Tazminat istemek. İadesini istemek. Yeniden kullanmak. Temizlemek (nehri). Geri istemek. Rejenere etmek.

 

Reclaimer : Boşaltıcı. Kullanılmış yağları ıslah eden ve yeniden kullanılır hale getiren cihaz. Stoktan alma makinesi. Islah işinde kullanılan duba. Harmanlama makinesi. Yağ arıtıcısı.

Reclaimed : Yola getirmek. Geri istemek. Düzeltmek. İadesini istemek. Islah etmek. Değerlendirmek. Geliştirmek. Medenileştirmek. Yeniden kullanmak. Evcilleştirmek.

Reclaimed wool : Kullanılmış yün. Eski yün.

İngilizce Reclame Türkçe anlamı, Reclame eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reclame ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ballyhoo : Patırtı. Propaganda yapmak. Gürültülü propaganda. Kötü propaganda. Velvele. Gürültülü reklam yapmak. Gürültü.

Oust : Yerini almak (zorla). Zorla çıkarmak. Yerinden etmek. Dışarı almak. Mahrum etmek. Yerini almak. Çıkarmak. Dışarı atmak. (birini) (yerinden veya koltuğundan) devirmek. Defetmek.

Say : Söylemek. Söz. Farzetmek. Demek. Laf. Okumak. Tekrarlamak. Buyurmak. Okumak (dua). Varsaymak.

Supersede : Azledip yerine başkasını koymak. Yerini almak. İptal etmek. Yerine geçmek. Yerine başkasını koymak. Ayağını kaydırmak. Birinin yerine geçmek (görev değişikliği). Başkasının yerine geçmek. Hükümsüz kılmak.

Ad : İktisat, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İlan. Miladı sene. Ms. Duyuru. Milattan sonra. Toplam istem. Yönetmen yardımcısı. Bir filmin yönetiminde, yönetmenin tüm işlerde yardımcılığını üstlenen kimse. tv. bir izlencenin hazırlanmasında ve yayınında yönetmenin tüm işlerde yardımcılığını üstenen kimse.

 

Adverted : Dokundurmak. Bahsetmek. İma. Değinmek. İlan. Zikretmek.

Advertizing : Resmi olarak ilan etme eylemi (ayrıca advertising). Duyurmak. Reklamını yapmak. Reklam yapmak. Terfi ettirmek. Tanıtım yapmak. İlan vermek. Pazarlama ve tanıtım yapma eylemi veya aktivitesi. Dikkati bir yöne çekmek (genellikle mal veya hizmet satmak için).

Announce : Adaylığını açıklamak. Yüksek sesle bildirmek. Beyan etmek. Anons yapmak. Anons ettirmek. Okumak. İlan etmek. Anons etmek. Tebliğ etmek. Bildirmek.

Succeed : Başarıya ulaşmak. Yerine geçmek. Varisi olmak. Amaca ulaşmak. Muvaffak olmak. Başarı yakalamak. İzlemek. Başarmak. Başarılı olmak. Takip etmek.

Flack : Basın sözcüsü. Bir örtünün ilerleme sırasında kırılmasıyle, temelindeki oluşukların örtüdeki daha genç katmanların üstüne gelmiş dilimleri. (kayaçtan ayrılmış kabuksu ince parçalar.). Uçaksavar. Eleştiri. Küfür. Basın sözcülüğü yapmak. Tanıtım elemanı. Basın danışmanı. Tanıtım.

Reclame synonyms : supervene upon, canvassing, ballyhoos, usurp, adverts, deputize, supplant, follow, advertising, state, commercial message, advertisement, deputise, substitute, put back, displace, adverting, tell, preempt, commercial, promulgate, flacks, step in, come after, advertizement, advertisements, supercede, advert.

Reclame zıt anlamlı kelimeler, Reclame kelime anlamı

Precede : -den önce gelmek. -den önde yer almak. Üstün olmak. Önce davranmak. Önünde olmak. Önde olmak. Önce olmak. Önünde gitmek. Önce gelmek. -den üstün olmak.

Dissociate : Ayrı tutmak. Birbirinden ayrılmak. Ayrı olarak düşünmek. Ayrıştırmak. Çözünmeye uğramak. Çözüşmek. Ayırmak. Ayrışmak.