Reference group türkçesi Reference group nedir
- Referans grup.
- Gönderge kümesi.
- Kişilerin düşünce, değer ve davranışlarını örnek alarak benimsedikleri toplumsal küme.
- Bireyin, ölçülerine göre kendini tanımladığı ya da özdeşleştiği küme.
- Özenilen küme.
- Referans grubu.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
Reference group ingilizcede ne demek, Reference group nerede nasıl kullanılır?
Reference : İma. Dayanak. Başvurma. İşinden ayrılan işçiye işveren tarafından verilen ve görevini iyi yaptığını belirten belge. Kaynak kullanma (bir yazıyı hazırlarken). Gönderme. Yararlık belgesi. Üstüne alma, önerme, bilgi verme. bir nesnenin oluşunu başka bir nesnenin sonucu olarak sayma, ya da bir nesneyi bir başkasından çıkmış olarak gösterme. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Ekspertiz.
Group : Türkümlere ayırmak. Zümre. Öbek. Belli kayaç özellikleri olan, iki ya da daha çok sayıda komşu oluşuklar topluluğundan ortaya çıkmış, bir kayaç katman birimi. Türkümlemek. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Türküm. Her öğenin tersini ve öteki öğelerle birleşkesini kapsayan aynı yapıdaki öğeler topluluğu. Bir çarpım işlemi altında kapalı kalıp her öğesinin evriğini içeren, birim işlerli öğeler kümesi. Topluluk.
Reference address : Referans adresi.
Reference book : Kaynak kitap. Başvuru kitabı. Başucu kitabı. Başucu kaynağı.
Reference books : Danışma kaynaklar. Danışma kitapları. Baştan sona okunmak için değil de gerektikçe baş vurulan (ansiklopedi, sözlük, kılavuz, kaynakça, dizin vb.) kitaplar.
Reference card : Gönderme fişi. Katalogda okuyucuyu bir yerden başka bir yere göndermek amacıyla hazırlanan "bakınız" ya da "ayrıca bakınız" fişi. Bir konunun birden çok başlıklar altında bulunması durumunda hazırlanan ve genellikle "ayrıca bakınız" göndermesini taşıyan fiş. İlgi fişi.
İngilizce Reference group Türkçe anlamı, Reference group eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Reference group ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aesthetical ideal : Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü. Güzelduyusal ülkü.
Acculturation : Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültür etkileşimleri. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Ekinsel yozlaşma. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültürleşme. Kültürlenme. Kültürel uyum. Kültürel etkileşim. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim.
Agnation : Hısımlık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık. Akrabalık (baba tarafından). Baba tarafından akrabalık. Akrabalık (baba taraf.). Soydaşlık.
Achievement motive : Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarma güdüsü. Başarı güdüsü.
Age distribution : Yaş dağılımı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı.
Aesthetic : Bedii. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi. Güzelduyu. Estetik.
All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.
Abilities : Güç. Beceri. Yetenekler. Yetenek. Yeterlik. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. İktidar. Kabiliyet.
Alienation : Yabancı emek. Devretme. Devir. Dengesizlik. Aralarını açma. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Yabancılaştırma. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Ötekileştirme.
Acclimatation : Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci. İklimuyum.
Reference group synonyms : affection, agression, age group, adaptive behavior, age grade, adjustment in marriage.

Bu kısımda Reference group kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Reference group ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Reference group anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Reference group ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.