Relationship banking türkçesi Relationship banking nedir

  • Bankanın müşterilerinin yatırım ve finansman gereksinimleri doğrultusunda bireysel çözümler üreterek yol gösterdiği bankacılık anlayışı.
  • İlişki bankacılığı.
  • İktisat alanında kullanılır.

Relationship banking ingilizcede ne demek, Relationship banking nerede nasıl kullanılır?

Relationship : İki olay ya da değişken arasında birindeki değişmelerden ötekinin sorumlu tutulabileceği bir bağın bulunması durumu, bk. bağlaşı. Bağ. Akrabalık bağı. İlgi. Yakınlık. Alaka. Münasebet. İlişki. Bağlantı. Dostluk.

Banking : Viraj yüksekliği. Bankaya yatırmak. Bankalar ve bankerlerce yapılan işlemler. Banka. Bankacılık. Dönerken yan yatma (uçak). Banka işlemleri. Bankaya yatırma. Yatış.

Relationships : İlişkiler. Yakınlık. İlişki. Akrabalık. Alaka. İlgi. Bağ.

Branch banking : Şube bankacılığı. Bankaların birden fazla yörede faaliyet göstermelerine olanak veren bir sistem.

Chain banking : Çok şubeli bankacılık. Grup bankacılığı. Zincirleme bankacılık. En az üç veya daha fazla birbirinden bağımsız bankanın denetiminin her birinin hisse senetleri çoğunluğuna sahip tek bir kişi veya birkaç kişinin elinde bulunduğu bankacılık sistemi.

İngilizce Relationship banking Türkçe anlamı, Relationship banking eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Relationship banking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

 

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

Relationship banking synonyms : a shift in individual demand, ability to pay approach, ability rent, ability to pay principle, a change in supply, a shift in demand.