Relieve of türkçesi Relieve of nedir

Relieve of ingilizcede ne demek, Relieve of nerede nasıl kullanılır?

Relieve : Belirginleştirmek. İçini rahatlatmak. Sadaka vermek. Teselli vermek. Nöbeti devralmak. Kabartma yapmak. Kurtarmak. İçine su serpmek. Çare bulmak. Dikkat çekmesini sağlamak.

Of : -den övünerek bahsetmek. Li. Hakkında. Yüzünden. İle ilgili. -nin. Nin. In. -nın. -in.

Relieved : Nöbeti devralmak. İçi rahat etmiş. Belirginleştirmek. Teselli vermek. Renk katmak. Kurtarmak. Torna etmek. Yardım yapmak. Müsterih. Ferahlamış.

Reliever : Maçın sonlarına doğru oyuna giren daha isabetli atışlar yapan oyuncu. (tartışma vb'yi) yatıştırma görevi gören kimse. Dublör. Yedek.

Relievers : (tartışma vb'yi) yatıştırma görevi gören kimse. Maçın sonlarına doğru oyuna giren daha isabetli atışlar yapan oyuncu. Dublör. Yedek.

Relieves : Kabartma yapmak. Yaralarını sarmak. Renk katmak. İçine su serpmek. Yüreğine su serpmek. Rahatlatmak. Sadaka vermek. Hafifletmek. Torna etmek. Dikkat çekmesini sağlamak.

İngilizce Relieve of Türkçe anlamı, Relieve of eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Relieve of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bails : Halka. Emanet etmek. Kefalet ücreti. Çember. Kefaletle serbest bırakmak. Tekneye giren suyu boşaltmak için kullanılan kova. Kefaletle serbest bıraktırmak. Maşrapa vb. Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Suyunu boşaltmak (kayık).

 

Bereft : Terkedilmiş. -sız. Yaslı. Yakınını veya sevdiğini kaybetmiş. Matemli. -siz. Yoksun. -den yoksun. Karşılıksız aşk acısından muzdarip.

Bail out : Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Paçayı kurtarmak. Kefaletle serbest bıraktırmak. Paraşütle atlamak (uçaktan). Maşrapa vb ile boşaltmak. Mali destek vererek kurtarmak. Kefaletle kurtarmak. Paraşütle atlamak. Kefaletini ödeyip kurtarmak.

Bail : Kefaletle serbest bıraktırmak. Kefalet. Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Tekneye giren suyu boşaltmak için kullanılan kova. Suyunu boşaltmak (kayık). Kefalet ücreti. Emanet etmek. Çember. Kefaletle serbest bırakmak.

Bereaving : Elinden alma. Sevdiğini almak. Yoksun bırakmak.

Defrauding : Dolandırma. Hile yapma. Gadretmek. Dolandırmak. Aldatmak. Sahtekarlık yapmak. Hakkını yemek. Hile yapmak.

Clears : Kazanmak. Aklamak. Temizlemek. Bilgi vermek. Tahliye etmek. Boşaltmak. Elde etmek. Sıyırıp geçmek. Dağılmak. Temize çıkarmak.

Strip off : Soymak. Çıkarmak.

Absolved : Bağışlamak. Suçu affedilen. Temize çıkarmak. Affedilmiş. Affetmek. Aklamak.

Relieve of synonyms : deprive somebody of something, clean up, bring through, come to the aid of, dispossess, bailed, cleared, bereaves, dispossesses, absolve, absolves, bereave, bring off, defrauds, brought through, defrauded, brought off, defraud, devest, divest of, absolving.