Relieve türkçesi Relieve nedir
- Çare bulmak.
- Dindirmek.
- Yüreğine su serpmek.
- İçini rahatlatmak.
- Sadaka vermek.
- Teselli vermek.
- Avutmak.
- Kurtarmak.
- Belirginleştirmek.
- Dikkat çekmesini sağlamak.
- Yardım yapmak.
- Teskin etmek.
- Hafifletmek.
- Rahatlatmak.
- Kabartma yapmak.
- Nöbeti devralmak.
- Renk katmak.
- Torna etmek.
- Yaralarını sarmak.
- İçine su serpmek.
Relieve ile ilgili cümleler
English: I've been sent to relieve you.
Turkish: Nöbeti senden devralmak üzere gönderildim.
English: No words can relieve her deep sorrow.
Turkish: Onun ızdırabını hiçbir kelime hafifletemez.
English: It's an excellent method to relieve stress.
Turkish: Bu, stresi yatıştırmak için mükemmel bir yöntem.
English: I want to relieve his anger.
Turkish: Öfkesini dindirmek istiyorum.
English: Does this medicine actually relieve pain?
Turkish: Bu ilaç gerçekten ağrıyı hafifletir mi?
Relieve ingilizcede ne demek, Relieve nerede nasıl kullanılır?
Relieve of : Kurtarmak. -den kurtarmak. Elinden almak.
Relieved : İçini rahatlatmak. Dikkat çekmesini sağlamak. Çare bulmak. Kabartma yapmak. İçi rahat etmiş. Hafifletmek. Dindirmek. Avutmak. Yardım yapmak. Nöbeti devralmak.
Reliever : Maçın sonlarına doğru oyuna giren daha isabetli atışlar yapan oyuncu. (tartışma vb'yi) yatıştırma görevi gören kimse. Dublör. Yedek.
Relievers : Maçın sonlarına doğru oyuna giren daha isabetli atışlar yapan oyuncu. Yedek. Dublör. (tartışma vb'yi) yatıştırma görevi gören kimse.
Relieves : Çare bulmak. Yardım yapmak. Torna etmek. Teselli vermek. Yaralarını sarmak. Dikkat çekmesini sağlamak. İçine su serpmek. Hafifletmek. İçini rahatlatmak. Belirginleştirmek.
Relieving arch : Boşaltma kemeri. Sağır kemer. Hafifletme kemeri.
Relievable : Rahatlatılabilir.
Was relieved of his duties : Görevleri elinden alındı. Atıldı. İşten çıkarıldı. Kovuldu. İşine son verildi. İhraç edildi.
Relievo : Kabartma. Röleve.
Relieving : Rahatlatma. İç rahatlatıcı. Hafifletme. Rahatlatıcı.
İngilizce Relieve Türkçe anlamı, Relieve eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Relieve ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Color : Bkz.colour. Renklendirmek. Üçlü benek. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Renközü. Kızarmak. Boyamak. Belirli dalga uzunluğundaki elektromıknatıs ışınımın gözün ağkatında yarattığı etkinin, merkez sinir dizgesince yorumundan doğan durum. Saptırmak.
Obviate : İzale etmek. Gidermek. Önlemek. Önüne geçmek. Çözmek. Üstesinden gelmek. Yetmemek. Halletmek. Karşılamamak.
Disembarrass : Sıkılmaktan kurtarmak. Sıkıntıdan kurtarmak.
Lionized : Rağbet göstermek. Ünlü muamelesi yapmak.
Cheer up : Şenlenmek. Sevindirmek. Neşelenmek. Morali düzelmek. Keyiflenmek. Ferahlamak. Neşelendirmek. Moral vermek. Teselli etmek.
Throw into relief : Ortaya çıkarmak.
Bailed : Teminat olarak verilmiş. Suyunu boşaltmak (kayık). Kefaletle serbest bırakmak. Tevdi edilmiş. Kefaletle serbest bırakılmış. Emanet etmek.
Absolves : Affetmek. Arılamak. Suçunu bağışlamak. Allah adına günahı affetmek. Beraat ettirmek. Tenzih etmek. Temize çıkarmak. Bağışlamak. Aklamak.
Bails : Kefalet ücreti. Suyunu boşaltmak (kayık). Kefaletle serbest bıraktırmak. Kefaletle serbest bırakmak. Çember. Maşrapa vb. Emanet etmek. Halka. Kefalet.
Relieve synonyms : relieves, disambiguate, absolved, embossing, cheered, crystallizing, embellishing, find a remedy, calmed, crystallizes, embellish, tinge, copes, assuage, lulling, soothe, bail, brought through, assuages, extend condolences, calmer, condoles, free, abated, lulled, cleared, eases, cope, concretize, abates, lulls, make a lion of, obviates.
Relieve zıt anlamlı kelimeler, Relieve kelime anlamı
Worsen : Kötüleşmek. Kötüleştirmek. Daha kötü olmak. Daha da kötü olmak. Beter etmek. Kötüye gitmek. Gerilemek. Fenalaşmak. Daha da kötüleştirmek. Kötüleşmek (hasta).
Irritate : Rahatsız etmek. Sinirini bozmak. Kurcalamak. Öfkelendirmek. Azdırmak. Sinirlendirmek. İrite etmek. Kaşındırmak. Tahriş etmek. Tırmalamak.
Restrict : Sınırlandırmaya tabi tutmak. Tahdit etmek. Sınırlandırmak. Sınırlama getirmek. Bağlamak. Kayıtlamak. Kısıtlamak. Sınırlamak. Daraltmak.
Relieve antonyms : regulate, enforce.
Relieve ingilizce tanımı, definition of Relieve
Relieve kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To lift up. To raise again, as one who has fallen. To cause to rise.

Bu kısımda Relieve kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Relieve ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Relieve anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Relieve ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.