Reliever türkçesi Reliever nedir

  • Dublör.
  • Maçın sonlarına doğru oyuna giren daha isabetli atışlar yapan oyuncu.
  • Yedek.
  • (tartışma vb'yi) yatıştırma görevi gören kimse.

Reliever ingilizcede ne demek, Reliever nerede nasıl kullanılır?

Relievers : Yedek. (tartışma vb'yi) yatıştırma görevi gören kimse. Maçın sonlarına doğru oyuna giren daha isabetli atışlar yapan oyuncu. Dublör.

Relieve of : -den kurtarmak. Kurtarmak. Elinden almak.

Relieve : İçine su serpmek. İçini rahatlatmak. Yaralarını sarmak. Belirginleştirmek. Renk katmak. Hafifletmek. Dikkat çekmesini sağlamak. Torna etmek. Yüreğine su serpmek. Nöbeti devralmak.

Relieved : Belirginleştirmek. Çare bulmak. Renk katmak. Dikkat çekmesini sağlamak. İçi rahat etmiş. Ferahlamış. Rahatlatmak. Hafifletmek. Kabartma yapmak. Ferah.

Relieves : Dindirmek. Rahatlatmak. Nöbeti devralmak. Hafifletmek. Yaralarını sarmak. Çare bulmak. Kurtarmak. Dikkat çekmesini sağlamak. Sadaka vermek. Teskin etmek.

Be relieved : İçine sinmek. Yüreği serinlemek. İçi rahat etmek. Hafiflemek.

Feel relieved : Ferahlamak. Hafiflemek. İçi açılmak. Rahatlamak.

Unrelieved : Bitmez. Hafiflememiş. Tam. Dinmeyen. Tekdüzen. Sürekli.

Was relieved of his duties : İşine son verildi. İhraç edildi. Görevleri elinden alındı. Atıldı. İşten çıkarıldı. Kovuldu.

 

Feeling relieved : Kuş gibi hafifleyen. Ağır bir yük üzerinden kalkan. Rahatlayan. Rahatladığını hisseden.

İngilizce Reliever Türkçe anlamı, Reliever eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reliever ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Double : İki misli yapmak. İkili. İki misli. İki kat. İkiye katlamak. Bir filmin çevrilmesi sırasında bir oyuncunun bazı görünçlüklerdeki oyununu başkasına oynatmak. bunu yapan kimsenin eylemi. Duble. Çift. Çifte.

Soul : Gönül. Ruh. Dinlerin ve birtakım ikici felsefe öğretilerinin bedenden ayrı ve ölümsüz bir yaşamı olduğunu ileri sürdükleri varlık. Simge. İçtenlik. Kişi. Evrensel bir halk inanışına göre, tenden tam anlamıyla bağımsız olan ve ona can vererek yaşamını sağlayan; bireyden geçici bir süre için ayrıldığında bayılma, uyuma, düş görme, sayıklama ya da tutarık tutmasına, dönmemek üzere ayrıldığında ise ölümüne yol açan ölümsüz güç. Kök. Soul.

Donkeys : Yardımcı buhar makinesi. Marsıvan eşeği. Yardımcı. Eşek. Merkep.

Comforter : Isırma emziği. Yorgan. Emzik. Avutan. Yün atkı. Atkı. Diş kaşıma halkası. Rahatlatıcı şey. Teselli edici. Avutan kimse.

Bkup : Ydk.

Individual : Kişisel. Başlıbaşına. Ferdi. Şahsi. Birbirinden ayrı. Fert. Kimse. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. Kişi. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri.

Stuntman : Tehlikeli sahne dublörü.

 

Mortal : Ölümcül. Öldürücü. İnsanoğlu. Amansız. İnsan. Ölümlü. Mortal. Beşer. İnsanlık. Öldürücü, ölümlü, ölümle ilgili olan.

Stunt man : Tehlikeli sahnelerde aktörün yerine oynayan dublör. (tehlikeli sahnelerde oynayan) dublör.

Haltered : İpe çekmek. Asmak. Korkuluk. Asma. Yular takmak. İdam ipi. Kement. İp. Dizgin.

Reliever synonyms : relief pitcher, stand in, hurler, backup, understudying, finisher, person, understudies, somebody, fireman, closer, pitcher, relief, understudy, twirler, fallback, auxiliary, aux, backup of, doublure, halters, fallbacks, halter, allayer, relievers, someone, backups, ancilla, auxillary, donkey, understudied, haltering, stunt woman.

Reliever ingilizce tanımı, definition of Reliever

Reliever kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, relieves.