Remise türkçesi Remise nedir
- Vazgeçme.
- Vazgeçmek.
- Dengeyi sağlamak için yapılan ikinci hareket.
- Feragat.
- Feragat etmek.
- Bir saldırı karşısında, karşı yarışmacının geri çekilerek savutla bağlantıyı kesmesi, karşıl vuruşta (dürtüş) gecikmesi ya da bileşik karşıl vuruş (dürtüş) yapmak istemesi üzerine, ilk saldırının ardından sürdürülen ve kolu geri çekmeksizin uygulanan ikinci tekli saldırıya verilen ad.
- Kiralık at arabası.
- Üsteleme.
- Eskrim alanında kullanılır.
- Vuruşun tekrarlanması.
- Atların ve bakıcının kaldığı küçük bina.
Remise ile ilgili cümleler
English: You ought to think over whether the premise is valid or not.
Turkish: Önermenin geçerli olup olmadığı üzerinde düşünmelisin.
English: The premise was wrong.
Turkish: Öncül yanlıştı.
English: The police searched the premises thoroughly.
Turkish: Polis binaları adamakıllı araştırdı.
English: I don't agree with the premise of your argument.
Turkish: Tartışmanın öncülü ile aynı fikirde değilim.
English: I have a warrant to search the premises.
Turkish: Binaları arama iznim var.
Remise ingilizcede ne demek, Remise nerede nasıl kullanılır?
Business premises : İşletmenin idari binaları ve bağlı üniteleri. İş binası. Bir işletmenin idari binaları ve bağlı üniteleri. İş merkezi. İş çevreleri. Şirket binası. İş tesisleri.
Keep the premises clean : Yere çöp atmayın (yerlere çöp atılmasını önlemek için genellikle umuma açık olan yerlerde yazılı olan tabela). Yerleri temiz tutun.
Kept the premises clean : Orasının her zaman temiz ve derli toplu olmasını sağladı. Temizliği korudu. Binayı temiz tuttu.
Major premise : Büyük önerme. Büyük terim.
Minor premise : Küçük önerme. Küçük terim.
Under the premise : Varsayım altında. Varsayımlar tarafından etkilenen. Varsayımlardan etkilenen.
Premises : Yer. Taşınmaz mülk. Önermenin nedeni olarak göstermek. Ana maddeler. Tesis. İçindeki malzemeler. Yerleşke. Bina ve eklentileri. Şirket binası. Dükkanın odaları ve arazisi.
Premised : Mukaddem. Terim. Önceden açıklamak. Önerme. Önermenin nedeni olarak göstermek. Öncül. Kaziye. Mukaddeme. Sayıltı. Temel dayanak.
Remissible : Bağışlanabilir. Affedilebilir. Göz ardı edilebilir.
Premises cabling : Yerleşke içi kablolar.
İngilizce Remise Türkçe anlamı, Remise eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Remise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abdications : Tahttan çekilme. Yüksek bir mevkiden çekilme. Kaçınma (sorumluluktan). Görevden çekilme. Çekilme (yüksek bir mevkiden). El çekme. Çekilme. Tahttan vazgeçme. Tahtı terketme.
Dedition : Teslim. Bırakma. Teslim etme.
Back : Geri. Önce. Savunucu. Arka. Arkalık. Gövdenin, ense ile kuyruksokumu arasındaki ve ayrıca cimnastikte bir devinim grubunun alanı olan bölümü. Arkasını imzalamak. Sırt. Kasalı çalgılarda kasanın arka tarafında kalan ve genellikle birbirine yapıştırılmış iki simetrik parçadan oluşan ağaç tabakası. Bir takımda savunma katını oluşturan ve kalecinin önünde yer alan oyunculardan her biri.
Abjures : Yemin ederek reddetmek. Yeminle vazgeçmek. Vazgeçtigine dair yemin etmek. İnkar etmek. Dönmek (dininden). Yemin ederek vazgeçmek. Tövbe etmek. Vazgeçtiğine dair yemin etmek.
Amateur : Özenci. Meraklı. Amatör. Deneyimsiz kimse. Hevesli. Hiç bir çıkar ve kazanç gözetmeksizin kılıçoyunu ile uğraşan, bunu beğeni için yapan kimse. Beceriksiz. Tiyatroya özenen, tiyatroyu sevdiği için yönelen, tiyatro eğitiminden geçmemiş ve meslekten olmayan kişi.
Lunge : Özel biçimde uygulanan bir saldırı. vuruşma duruşunda savut tutan kolu karşı yarışmacıya doğru uzatıp, gerideki ayak yerden kesilmeksizin öndeki ayak ileri fırlatılarak uygulanır. (bu durumda geride ki bacak ve kalça gergin, savutsuz kol bu bacağa koşut, avuç içi yukarı dönük ve gövde yeteri kadar öne eğiktir.). Saldırış. At terbiye etmek. Saldırı. Açılmanın yapılması için verilen komut. Davranmak. Açıl. Saldırmak. Üzerine saldırmak.
Abdicates : Tahttan çekilmek. Tacını ve tahtını terketmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Bırakmak. Çekilmek. El çekmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). İstifa etmek.
Cession : Ferağ. Devir. (mal veya hak vb) feragat. Bırakma. Verme. Terk. Çekilme. Devretme.
Deny oneself : Kaçınmak. Kendini inkar etmek. Kendi kendini reddetmek. Terke etmek. Öz inkar.
Demises : Devretme. Devir. Vefat. Vasiyetle devretmek. Ölüm. Bırakmak. İntikal. Bırakma.
Remise synonyms : knife thrust, passado, abjured, straight thrust, cedes, abnegates, entreaty, insistence, cessions, circular parry, desistance, departure, hackney, abnegation, abdicated, compound riposte, stab, backdown, entreaties, abandonments, abandonment, change of engagement, abjurations, blade, disaffirmance, desist, abjure, disclaimer, thrust, bout, abdication, combat, center line.
Remise ingilizce tanımı, definition of Remise
Remise kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Release, as of a claim. A house for covered carriages. To return. To release a claim to. Surrender. A chaise house. A giving or granting back. Return. To resign or surrender by deed. To send, give, or grant back.

Bu kısımda Remise kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Remise ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Remise anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Remise ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.