Premises türkçesi Premises nedir
- Tesis.
- Yerleşke.
- Çevre.
- Mülk.
- Bina ve müştemilatı.
- Bina ve eklentileri.
- Şirket binası.
- İçindeki malzemeler.
- Ana maddeler.
- Taşınmaz mülk.
- Yer.
- Arazi.
- Önermenin nedeni olarak göstermek.
- Dükkanın odaları ve arazisi.
Premises ile ilgili cümleler
English: I have a warrant to search the premises.
Turkish: Binaları arama iznim var.
English: The police searched the premises thoroughly.
Turkish: Polis binaları adamakıllı araştırdı.
Premises ingilizcede ne demek, Premises nerede nasıl kullanılır?
Premises cabling : Yerleşke içi kablolar.
Premises distribution : Yerleşke içi dağıtım.
Premises wiring : Yerleşke içi kablolar. Yerleşke kabloları.
Keep the premises clean : Yerleri temiz tutun. Yere çöp atmayın (yerlere çöp atılmasını önlemek için genellikle umuma açık olan yerlerde yazılı olan tabela).
Kept the premises clean : Binayı temiz tuttu. Temizliği korudu. Orasının her zaman temiz ve derli toplu olmasını sağladı.
Premised : Önermenin nedeni olarak göstermek. Kaziye. Terim. Öncül. Mukaddem. Sayıltı. Önerme. Temel dayanak. Önceden açıklamak. Mukaddeme.
Major premise : Büyük önerme. Büyük terim.
Minor premise : Küçük önerme. Küçük terim.
Premiss : Öncüller. Terim. Bir tasımda sonucu hazırlayan ilk iki önermeden her biri. bir bilimsel çalışmada işe koyulurken araştırmaya konu edilmeksizin doğru sayılan önerme. Kaziye. Mukaddeme. Öncül.
Premise : Terim. Sayıltı. Mukaddem. Önerme. Kaziye. Dayanak çekidi. Önceden açıklamak. Mukaddeme. Tümdengelimci bir dizgede kanıtsav ya da vargıların dayanağı olan ve daha önce kanıtlanmış savlardan ya da önsayıtlardan her biri. Öncül.
İngilizce Premises Türkçe anlamı, Premises eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Premises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Campus : Kampus. Kampüs. Bir üniversitenin, öğretim ve araştırma etkinliklerinin görülmesine yarayan yapılardan ve türlü kolaylıklardan oluşan, üniversitenin olmayan yapıların yer almadığı, genellikle kent özeğinden uzakta bulunan geniş alan. Okul arazisi. Yerleşge. İllinois eyaletinde yerleşim yeri.
Business premises : İş çevreleri. İş tesisleri. İşletmenin idari binaları ve bağlı üniteleri. Bir işletmenin idari binaları ve bağlı üniteleri. İş merkezi. İş binası.
Floor : Taş döşemek. Kat. İşliklerde film çevirmekte kullanılan uzun, geniş, yüksek, hangar biçiminde, içinde aydınlatmayı, alıcı devinimlerini, bezem kurmayı kolaylaştıracak düzeni bulunan yapı. tv. bir yayının hazırlandığı işlik ya da işliğin bir bölümü. Afallatmak. Yenmek. Jimnastik, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şaşırtmak. Yere yıkmak. Gazı köklemek. Köklemek.
Service area : Yayın alanı. Yakıt almak veya dinlenmek için otoyol kenarlarında bulunan alan. Servis alanı. Dinlenme tesisleri. İşletme bölgesi. Mola yeri. Yayını alabilen alan. Dinlenme tesisi. Hizmet alanı.
Asset : Varlık. Kazanç. Servet. Gerçek veya tüzel bir kişinin sahip olduğu maddi değer taşıyan mal ya da gayri maddi haklar. krş. sabit varlıklar, cari varlıklar, reel varlıklar, mali varlık, vadeye göre varlıklar bk. aktif 1. Bilançonun alacaklı yanı. bk. varlık bk. kaynak. Kıymetli şey. Aktif. Yararlı. Beceri.
Landed property : Taşınmaz mal. Akar. Taşınmaz. Toplum yararı amacıyla getirilmiş sınırlamalar dışında, iyelerine, bunları diledikleri gibi kullanma hakkı veren toprak ve yapılar. Gayrimenkul. Emlak.
Abode : Ev. İkamet. Oturulan yer. Yurt. Bir yerde ikamet etmek. Konut. Olduğu yer. İkametgah. İkamet yeri.
Circumference : Daire çevre uzunluğu. Dönge. Dairenin etrafını dolaşan çizgi. Çember. Bir kapalı eğri çevresindeki mesafe. Daire çevresi. Dairenin çevresi.
Climates : İklim. Şartlar. Hava. Bölge.
Fielded : Cevabı yapıştırmak. Sahaya çıkarmak (bir spor takımını). Cevaplandırmak. Saha. Otlak. Çayır. Alan. Tarla. Top atmak (kriket).
Premises synonyms : land site, commons, ambiance, land, domain, exposals, geo, installation, circles, founding, site, footings, circumferences, amenity, domains, establishing, ground, ambient, promotion, exposal, havings, campuses, freehold, ingredients, binned, installations, establishment, demesnes, hereditament, catchall, condoler, estate, earths.

Bu kısımda Premises kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Premises ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Premises anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Premises ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.