Repleader türkçesi Repleader nedir

  • Yeniden dava.
  • İkinci dava.

Repleader ingilizcede ne demek, Repleader nerede nasıl kullanılır?

Replead : Tekrar cevap vermek. Yeniden layiha vermek.

Forepleasure : Cinsel uyarılmanın şiddetlenmesine sebep olan hoşa giden zevkli hisler veya algılar (cinsel ilişkide). Ön haz.

Repledge : Yeniden rehin vermek.

Replenish : Türü azalmış canlıları türetmek. Tazelemek. Takviye etmek (yakıt veya yağ). Doldurmak. İkmal etmek. Tekrar dolmak. İkmal yapmak. Yenilemek. Yeniden doldurmak. Tekrar doldurmak.

Replenished : İkmal yapmak. Yeniden doldurmak. Doldurmak.

Replenisher : Tazelemede kullanılan açındırmaç eriyiği. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Tazeleyici.

Replevy : İade etmek. Haczedilen eşyayı sahibine geri vermek.

Replenishes : Tekrar dolmak. Türü azalmış canlıları türetmek. Tazelemek. Yeniden doldurmak. Doldurmak. İkmal yapmak. İkmal etmek. Yenilemek. Tekrar doldurmak. Takviye etmek (yakıt veya yağ).

Replete with : İle dopdolu. İle dolu.

Repletion : Kana kana. Doluluk. Fazla dolu olma. Doygunluk. Aşırı tokluk. Replesyon. Tokluk. Dolgunluk. Doyma.

İngilizce Repleader Türkçe anlamı, Repleader eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Repleader ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Someone : Birisi. Şahsiyet. Biri. Bir kimse. Kimse. Önemli kimse.

Counsellor : Müşavir. Elçiden sonraki diplomat. Yaz kampı idarecisi. Öğütçü. Müsteşar. Avukat. Danışman. Rehber.

Redhead : Kızıl saçlı kimse. Kızıl. Kızılbaş. Kızıl saçlı kadın.

Counselor at law : Dava vekili. Avukat.

Counselor : Öğütçü. Elçiden sonraki diplomat. Bkz.counsellor. Müsteşar. Rehber. Müşavir. Okullarda her öğrenciye kişisel olarak yardım eden ve ayrıca öğrencilerin okulları, aileleri ve çevreleri ile ilgili güçlüklerin çözümünde kılavuzluk yapan görevli. kılavuzluk ve danışma odalarına baş vuran kimselerin ruhsal, toplumsal, akademik ya da meslekle ilgili sorunları ile uğraşan uzman. Yaz kampı idarecisi. Danışman.

Mortal : Beşer. Öldürücü, ölümlü, ölümle ilgili olan. Çok büyük. Ölümcül. Ölümlü. Geçici. Öldürücü. Mortal. Ölümle ilgili. İnsanoğlu.

Somebody : Birisi. Önemli birisi. Kimisi. Kimse. Bazısı. Biri. Bir kimse. Önemli kimse. Şahsiyet.

Counsel : Nasihat etmek. Akıl vermek. Tavsiye. Avukat. Maksat. Öneri. Salık vermek. Tavsiye etmek. Öğütlemek. Önermek.

Attorney : Yasal ya da türesel işlerde, gerçek ve tüzel kişilere ilişkin hakları davacısı gibi gütmeye ve savunmaya yetkili kişi. avukat sayısı beşten az olan yerlerde bunların yetkisini taşıyan aynı konularda savunma işi yapan kişi. Temsilci. Yasal kovuşturucu. Mümessil. Yetkili. Dava vekili. Avukat. Vekil. Avukatlık.

Person : Kişi. Karakter (tiyatro terimi). Beden. Vücut. Adam. Fert. Kişilik. Zat. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır.

 

Repleader synonyms : carrottop, red header, individual, soul, lawyer, advocate.

Repleader ingilizce tanımı, definition of Repleader

Repleader kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A second pleading, or course of pleadings. Also, the right of pleading again.