Residences türkçesi Residences nedir

Residences ingilizcede ne demek, Residences nerede nasıl kullanılır?

Residence inn : Abd kanada ve meksika'da suit oteller ağı (uzun süreli iş seyahatleri için tasarlanmış).

Be in residence : İşyerinde yatıp kalkmak. İşyerinde kalmak.

Change of residence : İkamet değişikliği. İkametgah değiştirilmesi.

Change residence : Mekanı değiştirmek. Ev değiştirmek. Konut değiştirmek. İkametgah değiştirmek.

Declaration of residence : İkamet beyannamesi. Bir yerleşim yerine ya da bir mahalleye yeni gelmiş kimselerin, o birimin yönetiminden sorumlu olan örgüt ve orunlara, geldiğini ve kimliğini bildirmek üzere vermek zorunda olduğu belge. Oturma bildirimi. İkamet ilmuhaberi.

Nonresidence : İkamet etmeme hali. Belirli bir yerde ikamet etmeme durumu.

Take up residence : Oturma izni almak.

Foreign residence : Yabancı ülkede ikamet.

Secondary residence : İkincil konut.

Residence : Mesken. Rezidans. İkamet. İkametgah. İşyerinde yatıp kalkma. Yaşanan yer. Sükna. Oturum. Konak. Oturma.

İngilizce Residences Türkçe anlamı, Residences eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Residences ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Quarters : Kalacak yer. Kışla. Çeyrek. Ordugah. Karargah. Yatacak yer.

Condos : Apartman dairesi. Kat mülkiyetli daire. Mülk.

Commorancies : İskan etme. Bir yerde oturma.

Manor : Tımar. Malikane. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Manor. Derebeyin sahip olduğu mülk. Köşk.

Castle : Kurgan. Pekitilmiş derebeyi (senyör, kral) konağı. Şato. Kasara. Hayal. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Kale. Kaleyi şahın yanına koymak. Kast. Hisar.

Dwelling : Hane. Mukim. Kum çukurlarından mağaralara, kaya oyuklarından ağaç kabuklarına, siperliklerden değişik biçimdeki kulübelere, çadırlardan ağaç ve taştan yapılma evlere kadar genişleyen; insanın yatıp kalktığı, kötü havalardan, yırtıcı hayvanlardan, baskınlardan korunduğu, işinin dışında barındığı yer. Yapı.

Hangout : Sık gidilen yer. İkinci adres. Mekan.

House : Kendi evine almak. Meclis. -de bulunmak. Kamara. Ev halkı. Yerleştirmek. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri. Barınmak. Barındırmak.

Household : Aile. Barınak. Horanta (farsça). Ev veya hane halkı. Ev veya aileye ait. Ortak bakım ve yönetim kolaylıklarından yararlanan bir konutta yaşayan bir aile ya da birkaç kişilik bir küme. Eve ait. Her gün kullanılan.

Bivouacs : Çadırda kalmak. Kamp kurmak. Açık ordugah kurmak. Geceyi çadırsız geçirmek. Açık havada gecelemek. Açık ordugah. Çadırsız asker kampı.

Residences synonyms : manor hall, legal residence, mansion, inhabitancies, cantonment, crib, inhabitance, inns, palace, condo, habitancies, living, mansion house, address, livings, host, accommodation unit, domiciling, halls, inhabitation, habitancy, drawdown, inhabitancy, fora, door, commorancy, dandriff, family nest, halting place, residing, stately home, habitation, aboded.