Residential türkçesi Residential nedir

  • İkametgah.
  • Oturmaya ayrılmış.
  • İkametgah ile ilgili.
  • Oturmaya elverişli.
  • Oturmaya özgü.
  • Özel konutların bulunduğu (mahalle veya semt).
  • Oturmaya ayrılmış (alan veya mahalle veya semt).
  • İçinde oturulmaya müsait.
  • Yerleşim.
  • Meskun.

Residential ile ilgili cümleler

English: Americans under the age of eighteen aren't allowed to vote in presidential elections.
Turkish: On sekiz yaşın altındaki Amerikalılara başkanlık seçimlerinde oy kullanma izni verilmez.

English: Calhoun had presidential hopes.
Turkish: Calhoun'ın, Cumhurbaşkanlığı umutları vardı.

English: This residential area is comfortable to live in.
Turkish: Bu yerleşim alanı yaşamak için rahat.

English: This carpet is designed for residential use.
Turkish: Bu halı konut kullanımı için tasarlanmıştır.

English: your request has been denied because you have no valid residential address
Turkish: Belli bir yerde ikametiniz olmadığı için başvurunuz reddedilmiş.

Residential ingilizcede ne demek, Residential nerede nasıl kullanılır?

Residential area : Oturma bölgesi. Meskun yer. Bir kentin düzentasarında öncelikle konutların yerleştirilmesine ayrılan, orta ve ağır işleyim kuruluşlarının ve üretimliklerin açılması hiç olurlanmayan ya da belli ölçünlere uymaları koşuluyla çok sınırlı biçimde olurlanan bölge. İskan sahası. Konut sahası. Meskun bölge. Meskun mahal. İş merkezinden uzak muhit. Yerleşim alanı. Yerleşim bölgesi.

 

Residential building : Bir ya da birkaç ev halkının yaşaması için yapılmış, insan yaşamasının gerekli kıldığı uyuma, yemek pişirme, soğuktan ve sıcaktan korunma, yıkanma ve ayakyolu gibi temel gereksinme konularında kolaylıkları bulunan barınak. Konut. Konut yapısı. Mesken. Konut binası. Aile konutu. Ev inşaatı. Konut inşaatı.

Residential density : Barınma yoğunluğu. Belli bir oturma biriminde, genellikle bir konutta, odada ya da oturma bölgesinde yaşayan hektar başına kişi ya da konut birimi sayısı. İskan kesafeti. İkamet yoğunluğu.

Residential district : Yerleşim bölgesi. İş merkezinden uzak muhit. Meskun bölge. Meskun mahal. Konut bölgesi. Oturma bölgesi. Mesken bölgesi. Oturmaya ayrılmış bölge.

Residential master : Yatılı öğretmen.

Residential zone : Oturma bölgesi.

Residential physician : Yatılı doktor. Hastanede kalan doktor.

Residential university : Yatılısı olan üniversite.

Non residential envoy : Çalıştığı ülkede daimi olarak oturmayan ve zaman zaman ziyarette bulunan elçi.

Gross residential density : Nüfusun, oda ya da konut birimi sayısının, toplam katkılı oturma alanı yüzölçümüne oranı. Katkılı oturma yoğunluğu.

İngilizce Residential Türkçe anlamı, Residential eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Residential ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Domicil : Konut. Poliçenin ödendiği yer. Ev. İkamet ettirmek. Mesken. Yerleştirmek.

 

Aboded : Bir yerde ikamet etmek. İkamet. İkamet etme (bir yerde). Konut. Oturma. Oturulan yer. Sükna. İkamet yeri.

Dwelling house : Mesken. Konut. Konut binası. Ev.

Habitat : Oluşum yeri. Bir hayvan ya da bitkinin yetiştiği doğal ortam. Habitat. Vatan. Bitkilerin doğal yetiştiği yer. Bir canlı türünü ya da canlı birliklerini barındıran ve kendine özgü özellikler gösteren yaşama ortamı. Hayvan veya bitkinin yetiştiği doğal ortam. Bir bitki ya da hayvanın çöl, deniz kıyısı vb. gibi doğal olarak yaşadığı ve geliştiği yer. İnsanla onun yarattığı kültürün coğrafyasal ve yaşambilimsel dış çevresi, bk. kültür, insan coğrafyası, çevresel kültür, ikincil çevre, çevresel saptamacılık.

Domicils : Poliçenin ödendiği yer. Mesken. Konut. Yerleştirmek. İkamet ettirmek. Ev.

Domicile : Mesken vermek. Poliçenin ödendiği yer. Yerleştirmek. Yerleşmek. Ödemek. Kişinin yerleşme amacıyla oturduğu konut. Konut. Ödemek (poliçe). Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır.

Habitation : Barınak. Mesken. Ev. Yurt. Oturacak yer. Oturma. Konut. Yerleşme. İkamet.

Commorant : İskancı. Sakin. Yaşayan. İkamet eden. Oturan. Sakin olan. Konut ile ilgili.

Residences : Ev. Konut. İkamet. Oturum. Yaşanan yer. Konak. Mesken. İşyerinde yatıp kalkma. Sükna. Oturma.

Abidance : Boyun eğme. Verilen emirleri dinleme. Oturma. Teslimiyet. Uysallık. Uygunluk. İtaat. Yaşam.

Residential synonyms : populated, residence, habitancies, inhabitable, place at, domiciliary, coordination number, inhabitation, habitable, settlement, abodes, abode, quarters, settling, dwelling, aboding, inhabiting, layout, habitancy, inhabited, occupied, allocation.

Residential zıt anlamlı kelimeler, Residential kelime anlamı

Nonresidential : Meskun olmayan. İçinde yaşamaya uygun olmayan. İçinde evler bulunmayan. Yerleşim yeri olmayan. İkamete mahsus olmayan.

Residential ingilizce tanımı, definition of Residential

Residential kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to a residence or residents. As, residential trade.