Residuums türkçesi Residuums nedir

Residuums ingilizcede ne demek, Residuums nerede nasıl kullanılır?

Residuum : Çökelti. Kalan. Bakiye. Atık. Posa. Çökelek. Tortu. Döküntü. Rüsup. Artık ürün.

Residua : Bakiye. Tortu. Çökelti. Posa. Kalan. Döküntü.

Residual : Tortu. Bakiye. Çökelti. Alacak ve borç arasındaki fark, kalan, artık. Artan. Kalıcı. Kalan. Artan şey. Kalıntı.

Residual air : Rezidüel hava. Artık hacim.

Residual body : Rezidüel cisimcik. Lizozom içindeki sindirilememiş madde. içerisinde sindirilmemiş materyal içeren ikincil lizozom.

Residual current : Rezidüel akım. Gel-git bileşenleri sonrası akıntı. Kaçak akım. Artık akım.

Residual induction : Artık irkilim. Doyurucu mıknatıslama alanı kalktıktan sonra bir denekte kalan mıknatıssal irkilim. Artık indüksiyon. Artık endüksiyon.

Residual element : Kalıcı öge. Artık öge.

Residual carrier : Taşıyıcının kalıntısı.

Residual cyst : Diş çekimlerinde sonra dişi yuvasına tespit eden kollajen ipliklerin kalıntılarından gelişen yarı sıvı materyal içeren kese benzeri yapı. Rezidüel kist.

İngilizce Residuums Türkçe anlamı, Residuums eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Residuums ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cuttings : Telef. Kırıntılar. Dökünkü. Kumaştan artanlar. Lağım unu.

Fallouts : Radyoaktif serpinti. Radyoaktif kalıntı. Atom bombası serpintileri. Nükleer patlamada yayılan. Nükleer atık. Yan ürün. Serpinti. Yansımalar.

Dilapidated : Harap edilmiş. Yıkık. Köhne. Yıkılmaya yüz tutmuş. Kırık dökük. Bakımsız. Yıkık dökük. Hurda. Harap.

Feces : Pislik. Kaka. Bok. Feçes. Feses. Dışkı. Bkz.faeces.

Residuals : Artık. Kalıntı. Artan.

Leftover : Artık. Yemek artığı. Artan. Artakalan. Artık yemek.

Balance : Kıyaslamak. Kalıntı. Düşünmek. Denklik. Dengeyi sağlamak. Gövdenin, en küçük dayanak olmadan yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durma yetisi. Ruhsal denge. Bir sayışımın borçlu ve alacaklı dalları arasındaki fark. Sayışım kalıntısı.

Balance due : Borç bakiyesi. Vadesi gelmiş borç. Vadesi dolmuş borç. Zimmet bakiyesi. Vadesi gelmiş borç bakiyesi. Bakiye borç. Vadesi gelmiş bakiye borç.

Fallout : Nükleer bir patlama nedeniyle havaya yayılan radyoaktif madde. Yan ürün. Radyoaktif kalıntı. Radyoaktif serpinti. Yansımalar. Nükleer patlamada yayılan. Atom bombası serpintileri. Serpinti.

Residuums synonyms : left behind, balances, crusts, pulped, bottoms, grounds, remaindered, residues, balance of an account, dirtied rock, pomace, part, arrear, castoffs, castoff, eruption, portion, feculence, down at heel, remnant, deposits, draff, residuary, bagasse, precipitin, remaining, duffs, lees, remanent, effluent, settlings, surplus product, detritus.