Restrictive türkçesi Restrictive nedir

Restrictive ingilizcede ne demek, Restrictive nerede nasıl kullanılır?

Restrictive assumptions : Sınırlayıcı varsayımlar. Modelin önsavının temelini oluşturan ve geçersiz olması halinde önsavın da geçerliliğini yitirmesine neden olan varsayımlar.

Restrictive business practices : Bulgunun işletilmesi için verilen özel izinde, tecimle ilgili kimi sınırlamaların yapılması. Kısıtlı tecim uygulaması. Kısıtlayıcı ticari uygulamalar.

Restrictive clause : Kısıtlayıcı yasa maddesi. Tanımlayıcı cümlecik. Kısıtlayıcı kloz.

Restrictive endursement : Çek ya da belgit üzerinde ileride yapılacak işlemler önlenilmek üzere başkasına verilmesini engelleyecek aktarım. Önleyici aktarım.

Non restrictive : Kısıtlamayan.

Restrictiveness : Kısıtlayıcılık.

Restriction endonuclease : Dna'yı belirli noktalardan tekrarlanabilir şekilde kesen ve bakteri suşlarından izole edilen bam hı, hind ııı gibi enzimler. dna restriksiyon enzimleri, restriksiyon enzimleri, restriksiyon endonükleaz. Dna kesme enzimleri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Restriksiyon endonükleaz. Dna’yı özgün nükleotit dizilerinden keserek daha küçük parçalara ayıran dna kesme enzimleri.

 

Restriction enzyme : Restriksiyon enzimi. Dna kesme enzimleri. Re. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dna'yı belirli noktalardan tekrarlanabilir şekilde kesen ve bakteri suşlarından izole edilen bam hı, hind ııı gibi enzimler. dna restriksiyon enzimleri, restriksiyon enzimleri, restriksiyon endonükleaz. Bakterilerden elde edilen, doğal olarak oluşmuş, dna baz sırasını belirli baz dizilimlerinin olduğu kendilerine özgül bölgelerden tanıyarak kesen enzimler, re.

Restricting : Kısıtlamak. Kısıtlayan. Sınırlamak. Kısıtlayıcı. Sınırlama getirmek. Tahdit etmek.

Restriction endonucleaz : Çift iplikli dna’daki kısa nükleotit dizilimlerini özgün olarak tanıyıp genellikle tanıma bölgesi içerisinde veya bazen bu bölge dışında nükleotitleri kesen enzimler. Kesici endonükleaz.

İngilizce Restrictive Türkçe anlamı, Restrictive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Restrictive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inhibitory : Yasak edici. Baskı altında tutulan. Engelleyici. İnhibitör. Önleyici. Yasaklayıcı. Enlelleyici. Menedici. Durdurucu.

Delineative : Çizen. Sınırlayan. Tanımlayan.

Depictive : Betimsel. Betimleyici. Anlatımsal. Açıklayıcı.

Regulative : Tanzim edici. Düzenleyici. Ayarlayıcı.

Constrictive : Sıkmaya neden olan. Sıkan. Büzücü. Daraltılı. Daralma hissine neden olan (nefes vb). Sıkıştırmaya yatkın olan. Konstriktif.

Restricting : Sınırlama getirmek. Kısıtlamak. Tahdit etmek. Sınırlamak.

Reduced : Azalmış. İndirgenmiş. Tenzil edilmiş. Tenzilatlı. Küçültme işlemine uğramış (film) küçültme işlemiyle elde edilmiş (film). Küçültülmüş (film). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İndirimli. İndirilmiş.

 

Coiler : Bağ. Bobin sarıcı. Başka bir nesneyi saran kimse veya şey. Koyler. Kangal sarıcı.

Narrower : Dar. Sınırlı. Daha dar. Dar ensiz.

Narrowest : Sınırlı. En dar. Dar. En darına.

Restrictive synonyms : constraining, binderies, conjunctives, expositive, limited, demarcative, qualified, conjunctive, limitative, confining, illuminators, definers, proscriptive, descriptors, connecter, connective, separator, edging, inhibitive, indicated, bounding, depictors, regulatory, constricted, repressing, descriptive, sumptuary, appellative, connecting, restraining, delimeter, level limiter, penurious.

Restrictive zıt anlamlı kelimeler, Restrictive kelime anlamı

Unrestrictive : Kısıtlamasız. Sınırlamasız.

Restrictive antonyms : unprotective.

Restrictive ingilizce tanımı, definition of Restrictive

Restrictive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Serving or tending to restrict. Limiting. Restrictive laws of trade. As, a restrictive particle.