Retsinas türkçesi Retsinas nedir

  • Yunanistan'a ait bir reçine şarabı.
  • Geleneksel bir yunan şarabı.

Retsinas ingilizcede ne demek, Retsinas nerede nasıl kullanılır?

Retsina : Geleneksel bir yunan şarabı. Yunanistan'a ait bir reçine şarabı.

Banking secrets : Banka gizleri. Banka işlemleri sırrı. Yatırım yapma, borçlu olma yönlerinden banka ile bir ilişkisi bulunan gerçek ya da tüzel kişinin, sayışımlara ve banka işlemlerine ilişkin gizleri. Banka işlemlerine ait sırlar.

Barrets : Bere. Namlu. Küçük şapka.

Berets : Bere.

Biurets test : Peptit bağlarının varlığını göstermede ve protein miktarını belirlemede kullanılan bir deney. Biüret deneyi.

Electrets : Dielektrik madde parçası. Elektret.

Clarets : Kırmızı şarap kadehi. Koyu kırmızı. Kan. Kırmızı şarap. Bordo şarabı. Kırmızı bordo şarabı.

Curets : Küret. Vücut boşluklarından doku çıkarmak için kullanılan bir taradı kaşık şeklinde olan cerrahi alet curette).

Cigarets : Sigara.

Ferrets : Dedektif. Hafiye. Dağgelinciği.

İngilizce Retsinas Türkçe anlamı, Retsinas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Retsinas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rod : Bir ingiliz uzunluk ölçüsü. Kamçılamak için kullanılan ince çubuk demeti veya sopası. Filiz. Şaft. Değnek. Mil. Cezalandırma. Çubuk. Ceza. Aks.

 

Fovea : Gözde ağ katının art duvarının ortasında bulunan ve simgenin en net olarak oluştuğu, bolca koni hücreleri kapsayan sarı renkli bölge. sarı benek, fovea. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Vücutta küçük çukur. Çöküntü (biyoloji terimi). Çukur. Merkezsel fovea. Sarı nokta. Yuvarlak çukur. Göz çukuru. Gamze.

Optic disc : Görme sinirinin retina ile birleştiği nokta. (anatomi) optik disk. Göz retinasında ışığa karşı duyarlı olmayan bölge. Optik disk.

Neuroepithelium : Sinirsel uyarımları alan ve nakleden özelleşmiş epitel hücresi. Nöroepitelyum. Nöroepiteliyum. Nörepitelyum. Embriyonda beyin-omurilik eksenini yapan epitel.

Blind spot : Kör nokta. Gözün ağ tabakasının (retina) art duvarında görme sinirlerinin girdiği, çanak ve koni hücrelerinin bulunmadığı nokta. Kör nokta (retinada). Anlaşılmayan nokta. Gözdeki kör çekit. Kendi önyargısının insanı anlamaktan engellediği konu. Kör saha. Mariotte lekesi.

Optic : Görme ile ilgili. Biyoloji, fizik alanlarında kullanılır. Görme. Optik. Görüş. Görme ve gönme aygıtlarıyla ilişkili olan. Işıksal. Görsel. Göz. Gözle ilgili.

Eye : Halka. Işığa duyarlı olan ve görmeyi sağlayan, çeşitli hayvanlarda basit göz, bileşik göz gibi farklı yapılarda ve sayılarda bulunan organ. insanda, kafatasının orbit denilen çukuruna yerleşmiş, dışta sklera ve kornea tabakaları, ortada damar tabaka (koroit, silli cisimcik, iris) ve içte retina tabakasından oluşan, irisin önünde ve arkasında ön ve art odalar bulunan, bütün tabakaların çevrelediği en iç kısmı dolduran camsı (vitröz) maddeden yapılmış bir çift organ. Delik. Görüş. İğne deliği. Dikkatle bakmak. Görme organının, içinde dış dünyanın görüntüsünün oluştuğu ve bu görüntünün sinirsel uyarmalara dönüştüğü, başlangıç parçası. İzlemek. Göz. Süzmek.

 

Membrane : Geçirimsiz ya da yarıgeçirgen duvar, ayırma perdesi. Gışa. Kaplama. İnce zar. Diyafram. Bir yüzeyi örten, bir boşluğun iç yüzünü döşeyen veya iki oluşum arasında bölme oluşturan ince doku tabakası, cidar, çeper, membran. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Film. Çeper. Örtenek.

Oculus : Okulus. Göz. Kubbenin tepesindeki yuvarlak açıklık (mimarlık).

Optic disk : Optik disk. (anatomi) optik disk. Göz retinasında ışığa karşı duyarlı olmayan bölge. Görme sinirinin retina ile birleştiği nokta.

Retsinas synonyms : fovea centralis, retinal cone, cone cell, retinal rod, rod cell, parafovea, macular area, macula lutea, visual cell, tissue layer, cone, macula, yellow spot.