Reverberators türkçesi Reverberators nedir
Reverberators ingilizcede ne demek, Reverberators nerede nasıl kullanılır?
Reverberator : Işıldak. Yansıtaç. Yansıtıcı. Aksettirici. Reflektör. Projektör.
Reverberatory : Yansımalı.
Reverberatory furnace : Yansımalı fırın. Yalama yalazlı fırın.
Reverberate : Yankılamak. Yansımak (ışık). Yansımak. Aksetmek. Yansıtmak. Aksettirmek. Yankı yapmak. Yankılanmak.
Reverberated : Aksettirmek. Yankılamak. Yansımak. Yansıtmak. Aksetmek. Yankı yapmak. Yansımak (ışık). Yankılanmak.
Reverberating : Aksetmek. Yansıma. Yansıtmak. Yankılanmak. Yansıtıcı. Yansımak.
Reverberation artifacts : Yineleme artifaktı. Yakın alan artifaktı.
Reverberantly : Yankılanan bir şekilde.
Reverberates : Yankı yapmak. Yansımak (ışık). Aksetmek. Yansıtmak. Aksettirmek. Yankılamak. Yansımak. Yankılanmak.
Reverberation artifact : Reverberasyon artifaktı. Yineleme artifaktı. Ultrason dalgalarının katı ortamdan sıvı ortama geçtikleri bölgelerde çizgi biçiminde görülen eko artışları, reverberasyon artifaktı. aşırı yansıtma farklarının bulunduğu dokular yan yana bulunduğunda biçimlenir, yakın alan artifaktı.
İngilizce Reverberators Türkçe anlamı, Reverberators eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Reverberators ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Motion picture projector : Gösterici. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema filmlerini görüntülüğe yansıtarak izlenmesini sağlayan aygıt. (göstericiler, film boylarına göre, 8 mm'den 70 mm'liklere kadar değişir; ancak hepsinin ortak özelliği, alıcının çözümlediği devinimin bireşimini gerçekleştirerek bu devinimi doğal biçimiyle vermektir. bir göstericinin başlıca bölümleri şunlardır: göstericide kullanılacak filmin takıldığı verici makara bölümü ile bu filmin gösterim sırasında sarıldığı alıcı makara; filmin aralı devinimini sağlayan düzenek; filmin bu aralı devinim sırasında önünde durakladığı pencere ve bu duraklama sırasında düzenli aralıklarla ışık kaynağı ile film arasına girerek ışığı açıp kapayan örtücü; filmin, ses bölümünde düzgün devinimini sağlayan düzenek; ses bölümü (okuma bölümü); gösterici ışıtacı (ışık kaynağı); gösterici merceği). Sinema makinesi.
Projector : Fırlatıcı. Bir görünçlüğün aydınlatılmasında kullanılan, güçlü bir ışık kaynağı bulunan, özel yapısıyla bu ışık kaynağından çıkan ışık demeti düzenlenebilen ışıtaç. Yüksek bir ışık yeğinliği elde etmek üzere, ışığı, optik bir düzenle (ayna ya da mercekler) belirli bir oylum açısı içine toplayan ışıklık. Sinema filmi, slayt, fotoğraf camı vb. ile saptanan görüntüleri duvara ya da beyazperdeye büyüterek yansıtan aygıtlara verilen genel ad. Planlamacı. Eğitim, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Gösterici. Proje sahibi. Sinema filmlerini görüntülüğe yansıtarak izlenmesini sağlayan aygıt. (göstericiler, film boylarına göre, 8 mm'den 70 mm'liklere kadar değişir; ancak hepsinin ortak özelliği, alıcının çözümlediği devinimin bireşimini gerçekleştirerek bu devinimi doğal biçimiyle vermektir. bir göstericinin başlıca bölümleri şunlardır: göstericide kullanılacak filmin takıldığı verici makara bölümü ile bu filmin gösterim sırasında sarıldığı alıcı makara; filmin aralı devinimini sağlayan düzenek; filmin bu aralı devinim sırasında önünde durakladığı pencere ve bu duraklama sırasında düzenli aralıklarla ışık kaynağı ile film arasına girerek ışığı açıp kapayan örtücü; filmin, ses bölümünde düzgün devinimini sağlayan düzenek; ses bölümü (okuma bölümü); gösterici ışıtacı (ışık kaynağı); gösterici merceği).
Headlights : Pupa feneri. Ön far. Far. Farlar.
Laterna magica : Film gösterme makinesi.
Flood lighting : Pilot kabini aydınlatma lambası.
Specular : Spekuluma ait. Yansıtan. Ayna ile ilgili. Speküler. Ayna gibi. Aynaya özgü olan. Spekülom.
Reflectors : Ayna. Aynalı teleskop.
Floodlight : Sahnenin önünde toplu ışık veren lambalar (bk. alttan ışıklama.). Ön lamba. Aydınlatma lambası. Projektör ışığı. Merceksiz, kimisinin içi emaye, kimisinin metal aynalı ışıklama aygıtı. ağzı geniş olduğu için dirençli ışığı kolayca yayar ve genel ışıklamada çok kullanışlıdır. Projektör ile aydınlatmak. Dağıtıcı ışıldak. Projektörle aydınlatmak.
Projectors : Projektörler. Fırlatıcı. Planlamacı. Sinema makinesi. Proje sahibi. Film makinesi.
Reverberators synonyms : floodlight projector, reverberator, headlight, reflective, beamer, floodlights, flood lamp, klieg, floodlighting, photoflood, film projector, reverberating, reflector.

Bu kısımda Reverberators kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Reverberators ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Reverberators anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Reverberators ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.