Reflectors türkçesi Reflectors nedir

Reflectors ingilizcede ne demek, Reflectors nerede nasıl kullanılır?

Reflector control : Yansıtıcıyla denetim. Yansıtıcının özelliğinin, konumunun ya da miktarının, reaktifliği değiştirecek biçimde ayarlanmasıyla yapılan reaktör denetimi.

Reflector lamp : Reflektör lamba. Yansıtıcı lamba. Arka yüzü yansıtıcı olan akkor gösterici ışıtacı. Yansıtıcı lamba (ışınımlama lambası). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yansıtıcı ışıtaç. Ampulünün biçimi ve bir bölümünün metallenmesi (metal kaplanması) ile, ışığı belirli bir hacim açısı içine toplayan lamba.

Corner reflector antenna : Köşeli yansıtıcı anten. Köşe yansıtıcı anteni.

Parabolic reflector floddlight : Odaksız ışıldak. Bin vatlık koşut ışınlar gönderen, merceksiz, ışıtacın ileri geri hareket ettirilmesiyle aydınlatma alanını daraltıp genişletebilen ışıldak. 1960 yılından sonra bu ışıldağın yerini yine ekonomik ve daha etkin olan nedervolt ışıldağı almıştır.

Active reflector : Etkin yansıtıcı. Aktif yansıtıcı.

Convex reflector : Dışbükey yansıtıcı.

Confusion reflector : Şaşırtma reflektörü. Kamaştırıcı yansıtıcı.

Movable acoustic reflector : Taşınır ses yansıtıcı. Ses yansıtmaya yarayan taşınabilir yüzey. bunlar çeşitli büyüklükte ve biçimdedir.

 

Corner reflector : Köşe reflektörü. Köşeli yansıtıcı.

Dish reflector : Çanak yansıtıcı.

İngilizce Reflectors Türkçe anlamı, Reflectors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reflectors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Parabolic mirror : Parabolik ayna. Parabol ayna.

Projector : Fırlatıcı. Projeksiyon makinesi. Gösterici. Sinema makinesi. Sinema filmi, slayt, fotoğraf camı vb. ile saptanan görüntüleri duvara ya da beyazperdeye büyüterek yansıtan aygıtlara verilen genel ad. Yüksek bir ışık yeğinliği elde etmek üzere, ışığı, optik bir düzenle (ayna ya da mercekler) belirli bir oylum açısı içine toplayan ışıklık. Bir görünçlüğün aydınlatılmasında kullanılan, güçlü bir ışık kaynağı bulunan, özel yapısıyla bu ışık kaynağından çıkan ışık demeti düzenlenebilen ışıtaç. Sahnenin aydınlatılmasında kullanılan, güçlü ışık kaynağı bulunan lamba. projektör. Sinema filmlerini görüntülüğe yansıtarak izlenmesini sağlayan aygıt. (göstericiler, film boylarına göre, 8 mm'den 70 mm'liklere kadar değişir; ancak hepsinin ortak özelliği, alıcının çözümlediği devinimin bireşimini gerçekleştirerek bu devinimi doğal biçimiyle vermektir. bir göstericinin başlıca bölümleri şunlardır: göstericide kullanılacak filmin takıldığı verici makara bölümü ile bu filmin gösterim sırasında sarıldığı alıcı makara; filmin aralı devinimini sağlayan düzenek; filmin bu aralı devinim sırasında önünde durakladığı pencere ve bu duraklama sırasında düzenli aralıklarla ışık kaynağı ile film arasına girerek ışığı açıp kapayan örtücü; filmin, ses bölümünde düzgün devinimini sağlayan düzenek; ses bölümü (okuma bölümü); gösterici ışıtacı (ışık kaynağı); gösterici merceği). Işıldak.

 

Film projector : Film gösterme makinesi. Sinema filmlerini görüntülüğe yansıtarak izlenmesini sağlayan aygıt. (göstericiler, film boylarına göre, 8 mm'den 70 mm'liklere kadar değişir; ancak hepsinin ortak özelliği, alıcının çözümlediği devinimin bireşimini gerçekleştirerek bu devinimi doğal biçimiyle vermektir. bir göstericinin başlıca bölümleri şunlardır: göstericide kullanılacak filmin takıldığı verici makara bölümü ile bu filmin gösterim sırasında sarıldığı alıcı makara; filmin aralı devinimini sağlayan düzenek; filmin bu aralı devinim sırasında önünde durakladığı pencere ve bu duraklama sırasında düzenli aralıklarla ışık kaynağı ile film arasına girerek ışığı açıp kapayan örtücü; filmin, ses bölümünde düzgün devinimini sağlayan düzenek; ses bölümü (okuma bölümü); gösterici ışıtacı (ışık kaynağı); gösterici merceği). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gösterici.

Flood lamp : Işıldak. Pröjektör.

Beamer : Lüks bir avrupalı araba markası (gayriresmi). Bmw.

Klieg : Sinema fotoğrafçılığında kullanılan güçlü lamba.

Photoflood : Fazla ışık veren lamba. Işıldak. Projektör lambası.

Keyholes : Anahtar deliği. Serbest atış bölgesi. Kilit ağızlığı. Faul atışı (basket.).

Headlights : Farlar. Pupa feneri. Far. Ön far.

Reflectors synonyms : coude telescope, optical telescope, off axis reflector, maksutov telescope, solar furnace, coude system, solar dish, schmidt camera, newtonian reflector, newtonian telescope, cassegrainian telescope, gregorian telescope, schmidt telescope, herschelian telescope, looking glass, flood lighting, reflector, reverberator, device, metope, projectors, glass, floodlighting, the mirror, motion picture projector, reverberators, reflective, floodlight projector, floodlights, headlight, laterna magica, top round, paraboloid reflector.