Beamer türkçesi Beamer nedir

  • Bmw.
  • Lüks bir avrupalı araba markası (gayriresmi).
  • Projektör.

Beamer ingilizcede ne demek, Beamer nerede nasıl kullanılır?

Beamed : Gözlerinin içi gülmek. Işık saçmak. Kirişli. Sinyal vermek. Parlamak. Yayın yapmak. Belirli bir bölgeye yöneltilen radyo yayını. Işımak. Gözleri parlamak.

Beam action : Işın eylemi.

Beam aerial : Radyo dalgalarını yönlendiren anten. Radyofar anteni.

Beam alignment : Işın dizilmesi.

Beam angle : Demet açısı. Hüzme açısı. Işık açısı. Işıkların belli açılan. plastik görünümü elde etmek için ışık genellikle yukarıdan sahne tabanına kırkbeş derecelik bir açıyla verilir. ayrıca, ışıklar iki yandan geliyorsa birbirlerine doksan derecelik, üç yönden geliyorsa kırkar derecelik açılarla kesişirler. Huzme açısı.

Beam array : Hüzme anten dizisi. Huzme dizisi. Huzme anten dizisi.

Beam current : Işın akımı. Demet akımı.

Beam compass : Çubuklu pergel. Sürgülü pergel. Ek ayaklı pergel.

Beam bender : İyon tutucu. İyon tuzağı. Demir profil bükücü.

Beam axis : Işın eksen. Huzme ekseni.

İngilizce Beamer Türkçe anlamı, Beamer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beamer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Finer : Hassas. Hoş. İnce. Nefis. İyi. Mükemmel. Uygun. Saf. Narin. Güzel.

 

Floodlights : Aydınlatma lambası. Projektör ışığı. Projektör ile aydınlatmak. Projektörle aydınlatma. Yüksek yoğunlukta yapay ışık veren cihaz. Işıklandırma projektörü. Işıldak. Projektörle aydınlatmak. Ön lamba.

Projectors : Sinema makinesi. Planlamacı. Proje sahibi. Projektörler. Fırlatıcı. Film makinesi.

Floodlight : Sahnenin önünde toplu ışık veren lambalar (bk. alttan ışıklama.). Yüksek yoğunlukta yapay ışık veren cihaz. Projektörle aydınlatmak. Projektörle aydınlatma. Aydınlatma lambası. Aynalı ışıtaç. Işıklandırma ışıldağı. Ön lamba.

Film projector : Film gösterme makinesi. Sinema filmlerini görüntülüğe yansıtarak izlenmesini sağlayan aygıt. (göstericiler, film boylarına göre, 8 mm'den 70 mm'liklere kadar değişir; ancak hepsinin ortak özelliği, alıcının çözümlediği devinimin bireşimini gerçekleştirerek bu devinimi doğal biçimiyle vermektir. bir göstericinin başlıca bölümleri şunlardır: göstericide kullanılacak filmin takıldığı verici makara bölümü ile bu filmin gösterim sırasında sarıldığı alıcı makara; filmin aralı devinimini sağlayan düzenek; filmin bu aralı devinim sırasında önünde durakladığı pencere ve bu duraklama sırasında düzenli aralıklarla ışık kaynağı ile film arasına girerek ışığı açıp kapayan örtücü; filmin, ses bölümünde düzgün devinimini sağlayan düzenek; ses bölümü (okuma bölümü); gösterici ışıtacı (ışık kaynağı); gösterici merceği). Gösterici. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Flood lighting : Pilot kabini aydınlatma lambası.

 

Headlights : Far. Pupa feneri. Farlar. Ön far.

Amended : Değişmek. İyileşmek. Düzeltildi. Düzeltmek. Değiştirmek (kanun vb). İyileştirmek. Düzelmek.

Projector : Bir görünçlüğün aydınlatılmasında kullanılan, güçlü bir ışık kaynağı bulunan, özel yapısıyla bu ışık kaynağından çıkan ışık demeti düzenlenebilen ışıtaç. Işıldak. Eğitim, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Projeksiyon makinesi. Proje sahibi. Sinema filmi, slayt, fotoğraf camı vb. ile saptanan görüntüleri duvara ya da beyazperdeye büyüterek yansıtan aygıtlara verilen genel ad. Sahnenin aydınlatılmasında kullanılan, güçlü ışık kaynağı bulunan lamba. projektör. Gösterici. Planlamacı.

Beamer synonyms : floodlight projector, laterna magica, photoflood, improved, klieg, bavarian motor works, flood lamp, motion picture projector, floodlighting, headlight.

Beamer zıt anlamlı kelimeler, Beamer kelime anlamı

Worse : Daha çok. Daha kötüsü. Daha kötü şey. Daha hasta. Daha da kötüsü. Daha kötü. Beteri. Kötü. Daha fena. Beter.

Employee : Personel. Çalışan. Adam. Müstahdem. Hizmetli. Görevli. Eleman. Memur. İşçi.

Follower : Baskıcı. Ahşap başlık. Taraftar. Havari. Yandaş. Hizmetli. Başlık. Takipçi. Hayran. Mürit.

Beamer antonyms : inferior.