Rid of türkçesi Rid of nedir

Rid of ile ilgili cümleler

English: Ali got rid of his old car.
Turkish: Ali eski arabasından kurtuldu.

English: "We need to get rid of the body," said Tom.
Turkish: Tom, "cesetten kurtulmalıyız" dedi.

English: Ali can't seem to get rid of his nasty cold.
Turkish: Ali kötü soğuk algınlığından kurtulamıyor gibi görünüyor.

English: Ali got rid of his old books.
Turkish: Ali eski kitaplarından kurtuldu.

English: Ali can't get rid of his cough.
Turkish: Ali öksürüğünden kurtulamıyor.

Rid of ingilizcede ne demek, Rid of nerede nasıl kullanılır?

Rid : Başından atmak. Kurtulmuş. Defetmek. Kurtarmak. Temizlemek.

Of : -den övünerek bahsetmek. -nın. -li. İle ilgili. -den. Den. Karşı. Li. Yüzünden. In.

Be rid of : Kurtulmak. -den kurtulmuş olmak.

Get rid of : Bir şeyden kurtulmak. -den kurtulmak. Kovmak. Yakasını sıyırmak. Baştan savmak. Elden çıkarmak. Başından savmak. Başından atmak. Kurtulmak. Temizlemek.

Getting rid of : İşten çıkarı. Sepetlemek. Yok etmek. Yakasını sıyırmak. Görevine son verdi. Bir şeyden kurtulmak. Elden çıkarmak. Yakayı sıyırmak. Baştan savmak. Başından attı.

Rid oneself of : Kendini bir düşünce vb'nden kurtarmak.

A bar of : Bir parça.

İngilizce Rid of Türkçe anlamı, Rid of eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Rid of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bring through : Hayatını kurtarmak. Korumak. Tedavi etmek. Ayıltmak. İyileştirmek. Kendine getirmek. -den kurtarmak.

Come to the aid of : Yardım etmek. Yardımına koşmak. Desteklemek.

Clears : Elde etmek. Aşmak. Gidermek. Sıyırıp geçmek. Gümrükten çekmek. Temize çıkarmak. Tahliye etmek. Berraklaşmak. Kapatmak.

Absolving : Arılamak. Aklamak. Temize çıkarmak. Allah adına günahı affetmek. Beraat ettirmek. Suçunu bağışlamak. Tenzih etmek. Affetmek. Bağışlamak.

Cleared : Açıklamak. Elde etmek. Kaldırmak. Berraklaşmak. Gidermek. Dağılmak. Açmak. Kapatmak. Tahliye etmek.

Bring off : Başarılı olmak. Başarıyla yürütmek. Üstesinden gelmek. Zorluklara rağmen başarmak. Alt etmek. Getirmek. Umulmayan bir şeyi başarmak. Başarmak.

Bail out : Kefaletle serbest bırakmak. Maşrapa vb ile boşaltmak. Kefaletle serbest bıraktırmak. Kefaletini ödeyip kurtarmak. Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Paçayı kurtarmak. Paraşütle atlamak (uçaktan). Paraşütle atlamak. Giren suyu kova ile boşaltmak.

Bails : Tekneye giren suyu boşaltmak için kullanılan kova. Emanet etmek. Kefalet. Suyunu boşaltmak (kayık). Maşrapa vb. Kefalet ücreti. Kefaletle serbest bıraktırmak. Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Kefaletle serbest bırakmak. Çember.

Brought through : Korunmuş. Kendine getirmek. Hayatını kurtarmak. Ayıltmak.

Bailed : Kefaletle serbest bırakılmış. Suyunu boşaltmak (kayık). Teminat olarak verilmiş. Kefaletle serbest bırakmak. Emanet etmek. Tevdi edilmiş.

Rid of synonyms : brought off, absolved, clean up, absolve, absolves, bail.