Rigidified türkçesi Rigidified nedir

Rigidified ingilizcede ne demek, Rigidified nerede nasıl kullanılır?

Rigidifies : Katılaştırmak.

Rigidify : Katılaştırmak.

Rigidities : Sertlik. Bükülmezlik. Sabitlik. Esnemezlik. Değişmezlik. Katılık.

Rigidity : Sertlik. Uzay, jeoloji alanlarında kullanılır. Rijitlik. Eğilmezlik. Katılık. Her konumda biçimini koruma özelliği. Esnemezlik. Katı bir cismin biçim değiştirmeye karşı gösterdiği direnç.

Rigidity modulus : Sertlik modülü. Rijitlik modülü. Sertlik çarpanı. Makaslama zorlamasının zorlanmaya oranı.

Magnetic rigidity : Manyetik rijitlik. Manyetik sertlik.

Neck rigidity : Ense sertliği.

Wage rigidity : Ücret hareketsizliği. Ücret katılığı. Ücretlerin aşağıya doğru değişmeye karşı direnç göstermesi ve bu dirence bağlı olarak ücretlerin emek piyasasında emek istem ve sunumunu eşitleyememesi. krş. enflasyon katılığı, fiyat yapışkanlığı, fiyat katılığı, esnek fiyat.

Cadaveric rigidity : Ölüm sertliği. Ölü sertliği.

Modulus of rigidity : Katılık katsayısı. Bükülmezlik katsayısı. Sertlik katsayısı. Katılık modülü. Rijitlik modülü. Kesme modülü. Esnemezlik katsayısı.

İngilizce Rigidified Türkçe anlamı, Rigidified eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rigidified ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Deadened : Hafifletmek. Kesmek. Matlaştırmak. Donuklaştırmak. Duygusuzlaştırmak. Azaltmak.

Deaden : Duygusuzlaştırmak. Uyuşturmak. Etkisini azaltmak (alkollü içki vb). Hafifletmek. Köreltmek. Matlaştırmak. Kesmek (ses veya ağrı vb'ni). Kesmek. Körletmek. Zayıflatmak.

Congeal : Buz kesilmek. Donmak. Bir katıyı dondurmak. Bir sıvıyı dondurmak. Katılaşmak. Dondurmak. Dondurmak (bir katıyı). Pıhtılaşmak. Pıhtılaştırmak.

Concreting : Betonlama. Betonla kaplamak. Katılaşmak. Beton dökme. Somutlaşmak. Bütünleşmek. Beton iş. Somutlaştırmak.

Fixate : Takmak. Bağlamak. Tesbit etmek. Yapıştırmak. Sabitleştirmek. Gözlerini dikmek.

Concretes : Somut. Katılaşmak. Betonlamak. Beton betonlamak. Sertleşmek. Somutlaştırmak. Somut varlık. Donmak. Betonla kaplamak. Beton.

Fixates : Gözlerini dikmek. Yapıştırmak. Takmak. Sabitleştirmek. Bağlamak. Tesbit etmek.

Fixating : Takmak. Tesbit etmek. Bağlamak. Gözlerini dikmek. Sabitleştirmek. Yapıştırmak.

Firm up : Kesinleştirmek. Sağlama bağlamak. Egzersiz yolu ile güçlendirmek veya şekillendirmek (ör. bir kas veya vücudun bir parçası). Daha sağlam ve sıkı olmasına sebep olmak. Yerleşmek. Daha sıkı olmak. Aydınlatmak. Sağlamlaştırmak. Sertleştirmek.

Deadens : Hafifletmek. Azaltmak. Parlaklığını gidermek. Matlaştırmak. Duygusuzlaştırmak. Körletmek. Kesmek. Donuklaştırmak. Yok etmek.

Rigidified synonyms : consolidates, concreted, concrete, harden, congeals, consolidate.