Ringbolts türkçesi Ringbolts nedir

  • Halkalı civata.
  • Mapa.
  • Mapalı cıvata.

Ringbolts ingilizcede ne demek, Ringbolts nerede nasıl kullanılır?

Ringbolt : Mapalı cıvata. Mapa. Halkalı civata.

Wringbolt : Halka başlı civata.

Ringbone : Bağa. Atlarda ayağın korona bölgesinde oluşan kemik üremeleri. Parmak ekzostozları. Birinci veya ikinci parmak ekleminin veya bu eklemeleri oluşturan kemiklerin travma ve osteokondrozis nedeniyle çift taraflı dejenerasyonu. polo, cirit gibi oyunlarda kullanılan atlarda, tekrarlayan hafif travmalardan kaynaklanır, falanks eksoztozları, form, hlk. bilezik. Form.

Herringbone : Ringa kemiği. Zikzaklı şekilde. Balıksırtı desen. Ringa kılçığı. Balık sırtı. Balıksırtı. Zikzak yapmak. Zikzak biçim.

Herringbone milking parlour : Balık kılçığı sağım ünitesi. Sığırların bir sıra halinde ve arka kısımları sağım çukuruna yaklaşık 300 lik bir açıyla bakacak biçimde durmaları için tasarlanmış sağım ünitesi. Balıkkılçığı sağım sistemi. Balıksırtı duruşlu sağım odası.

Rotary herringbone parlor : Dönerli balıksırtı sağım tesisi. İneklerin dönerli sağım sisteminde balıksırtı biçiminde dizildiği sağım sistemi. inekleri yönü merkeze doğrudur. çıkış sistemin dönmesiyle aynı yerden gerçekleşir.

Springboard : Sıçrama tahtası. Yaylı düzey. Atlama tahtası. Tramplen. Sirkte akrobatların sıçramak, atlamak ve takla atmak için kullandıkları yaylı tahta.

 

Springboks : Keseli antilop.

Stringboard : Merdiven böğürü. Merdiven kirişi.

Springboards : Tramplen. Atlama tahtası. Sıçrama tahtası.

İngilizce Ringbolts Türkçe anlamı, Ringbolts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ringbolts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eye bolt : Delikli cıvata.

Eyebolt : Gözlü cıvata. Aybolt. Delikli cıvata. Halkalı vida.

Ring bolt : Halkalı cıvata.

Kingpin : En öndeki kuka. En önemli kimse. En önemli kişi. En nüfuzlu kişi. Koşum çivisi. Ana çivi. Mafsal çivisi. Kilit noktasında bulunan. Baş. Elebaşı.

Cable lug : Kablo pabucu. Kaldırma mapası.

Hooded lantern : Gırgır ağlarının alt kısmında yer alan ve ağın alttan kapatma düzeneğinde görev yapan istinga halatının içinden geçtiği halkalar. gemi içini aydınlatmaya yarayan, içinde zeytinyağı bulunan siperli fener.

Bolt : Çekilmek (partiden). Sürgü. Cıvata. Cıvatalamak. Tavan saplaması. Elemek. Sürgülemek. Sıvışmak. Saplaç. Çiğnemeden yutmak.

Ring : Telefon etmek. Çalmak (zil veya çan). Çember. Çınlatmak. Çalmak. Bir sirkte gösterilerin yapıldığı alan. Çarpma tahtasına yere koşut olarak çalkılı, üzerinde ipten ağ takılı, içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan 0.45 m. çapında demirden halka. Yüzük. Halka geçirmek. Halka.

Eyebolts : Halkalı vida. Delikli cıvata. Aybolt. Gözlü cıvata.

Ringbolts synonyms : swivel pin, ringbolt.