Ripening türkçesi Ripening nedir

  • Tam olarak büyümüş olma veya gelişmiş olma süreci.
  • Sararma.
  • Tam olarak gelişmiş veya büyümüş duruma getirme işlemi.
  • Olgunlaştırma.
  • Olgunlaşma.
  • Tam bir şekilde farklılaşmış ve işlevsel duruma geçmiş olan ergin olma durumu; eşeysel olgunluğa erişme. matürasyon.
  • Pişme.
  • Olgunlaştırma işlemi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Ripening ingilizcede ne demek, Ripening nerede nasıl kullanılır?

Ripen : Olmak. Olgunlaştırmak. Erginleşmek. Kemale ermek. Ermek. Pişirmek. Tekemmül etmek. Olgunlaştırmak (meyveyi). Erişmek. Olgunlaşmak.

Ripened : Olmak. Olgunlaştırmak. Olgunlaşmak. Erişmek. Tekemmül etmek. Pişirmek. Kemale ermek. Erginleşmek. Ermek. Olgunlaştırmak (meyveyi).

Ripener : Olgunlaştırıcı.

Ripeners : Olgunlaştırıcı.

Ripeness : Olgunluk. Kemal. Erginlik. Pişkinlik.

Of ripe age : Olgun yaşta. Ergin yaşta.

Rathe ripe : Erken gelişmiş.

When the time is ripe : Zamanı gelince. Sırası gelince. Zamanı geldiğinde. Sırası geldiğinde.

Unripeness : Olgun olmayış. Hamlık.

Ripens : Erginleşmek. Olmak. Kemale ermek. Erişmek. Olgunlaştırmak. Olgunlaştırmak (meyveyi). Tekemmül etmek. Ermek. Olgunlaşmak. Pişirmek.

İngilizce Ripening Türkçe anlamı, Ripening eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ripening ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aging : Bir kimseyi yaşlı göstermek için yapılan makyaj. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kocayan. Yaşlanan. İhtiyarlayan. Organizmanın belirli ömrünü tamamlaması. Yaşlandırma. Yıllanma. Yıpranma.

Aardvark : Karınca yiyen. Borudişli. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Yellowing : Sarılama. Sarı hale getirme. Sarartma. Sarıya çevirme.

Maturations : Maturasyon. Olma. İltihaplanma. Cerahatlenme. Tekemmül. Matürasyon. Tekamül. Cerahat toplama. Yetkinleşme.

Ageing : Gelişme. Geliştirme. Zamanla eskime. Buharlama. Yaşlandırma. Yaşlanma. Eskime. İhtiyarlama.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Agings : Kocayan. Eskime. Yaşlanma. İhtiyarlama. Yıllanma. Yaşlanan. Yıpranma. Yaşlandırma. İhtiyarlayan.

Ripening synonyms : organic process, biological process, maturement, ageings, abductor muscle, a chromosome, aardwolf, mellowing, abramis zone, a protein, abiotic factor, acacia, vegetation, abo blood groups system, abambulacral area, effloresces, efflorescence, effloresce, maturation, a cells, a site, maturing, maturational, aardvarks.

 

Ripening zıt anlamlı kelimeler, Ripening kelime anlamı

Vernal : Bahardan kalma. İlkbahara ait. İlkbahar. Utah eyaletinde şehir. Gençliğe ait. İlkbaharda olan. İlkbahar ile ilgili.

Summery : Yazlık. Yazı akla getiren. Yaza mahsus. Yazdan kalma. Yaz gibi. Yaza ait.

Wintry : Kış soğuğunu aratmayan. Kasvetli. Kış. Kışa özgü. Kıştan kalma. Soğuk. İç karartıcı. Kışa yakışan. Buz gibi. Kış gibi.