Rises türkçesi Rises nedir

Rises ile ilgili cümleler

English: The peak rises above the clouds.
Turkish: Zirve bulutların üstüne kadar yükseliyor.

English: The sun rises early in the morning.
Turkish: Güneş sabah erken doğar.

English: The sun always rises in the east.
Turkish: Güneş her zaman doğudan doğar.

English: In England, in the summer, the sun rises at about 4 a.m.
Turkish: İngiltere'de yazın güneş saat 4 gibi doğar.

English: Some roosters believe the sun rises for them.
Turkish: Bazı horozlar güneşin onlar için doğduğuna inanmaktadır.

Rises ingilizcede ne demek, Rises nerede nasıl kullanılır?

Curtain rises : Açılış. Gösteri başlıyor. Gösterinin başlangıcı.

The curtain rises : Perde açılıyor. Perde kaldırıldı. Oyun başladı. Herşey yeni başlıyor. Sahne açıldı. Şov başlıyor. Bu başlangıç.

Apprises : Haber vermek. Bildirmek. Söylemek. Bilgi vermek. Haberdar etmek.

Arises : Ayağa kalkmak. Doğmak. Yükselmek. Ortaya çıkmak. Kalkmak. Kaynaklanmak.

Authorises : Salahiyet vermek. Yetki vermek. Onaylamak. Yetkili kılmak. Memur etmek. İzin vermek. Ruhsat vermek. Yetkilendirmek.

 

Characterises : Canlandırmak. Sıfatlandırmak. Iralamak. Tanımlamak. Farklı olmasını sağlamak. Betimlemek. -'ın karakteristiği olmak (ayrıca 'characterize'). Ayırt edici özellik olmak. Karakterize etmek. Simgelemek.

Derrises : Derris. Tropik bir sarmaşık bitki çeşidi.

Cerises : Kiraz kırmızısı.

Business enterprises : Mal ve hizmetleri sağlamaya yönelik ticari, mali ve sınai boyutları olan her türlü etkinlik. Ticari teşebbüsler. Ticari girişim.

Comprises : Tazammum etmek. İçine almak. -den oluşmak. Oluşmak. İçermek. İhata etmek. İhtiva etmek. Bünyesinde bulundurmak. Kapsamak.

İngilizce Rises Türkçe anlamı, Rises eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rises ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Departs : Ayrılmak (uçak vb). Ayrılmak. Caymak. Uzaklaşmak. Hareket etmek. Ölmek. Vefat etmek. Yolundan sapmak. Gitmek.

Arose : Oluşmak. Meydana gelmek. Kaynaklanmak. Husule gelmek. Ortaya çıkmak. Zuhur etmek.

Appears : Anlaşılmak. Benzemek. Belirmek. Gözükmek. Belli olmak. Ortaya çıkmak. Gibi gelmek.

Upstand : Parapet. Yaka. Dikmek.

Effervesce : Kaynamak. Köpüklenmek. Galeyana gelmek. Coşmak. Gaz kabarcıkları çıkarmak. Köpürmek. Dolduruşa gelmek. Neşelenmek.

Accrue : Tahakkuk etmek. Birikmek. Gelmek. Ziyadeleşmek. Eklenmek. Payına düşmek. Tahakkuk ettirmek. Gerçekleşmek. Çoğalmak.

Elevate : Namluya yükseliş vermek. Kaldırmak. Aklı veya ruhu geliştirmek. Terfi ettirmek. Yüceltmek. Cesaretlendirmek.

Intensify : Şiddetlendirmek. Kuvvetlendirmek. Yoğunlaşmak. Derinleşmek. Artırmak. Yoğunlaştırmak. Güçlendirmek. Koyulaştırmak. Pekiştirmek.

 

Be seen : Görülmek. Görücüye çıkmak (gelin adayı). Gözükmek. Görücüye çıkmak.

Bloat : Kabartmak. Şişmek. Tütsülemek (balık). Şişkinlik. Abdominal distansiyon. Şişirmek. Karın şişkinliği, şiplenium, humor. genç tavşanlarda bağırsak yangısının sonucunda biçimlenen karnın şişkin görünümü. Tuzlamak ve tütsülemek.

Rises synonyms : soar up, locomote, soar upwards, become stronger, erect, come up, climb, chandelle, come up in the world, fly, come out, lift, lift off, arise, billows, effervesces, amplifies, be intensified, began, deepens, augments, intensifies, amplify, come along, dilates, surge, rocket, be in the ascendant, soar, augment, arching, dilate, skyrocket.

Rises zıt anlamlı kelimeler, Rises kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Fall : Yatağa düşmek. İşgal edilmek. Yaralanmak. Vurmak. Asılmak. Rastlamak. Başlamak. Atışmak. Yıkılmak.

Descend : Alçalmak. Baskın yapmak. Detaya inmek. Madene inmek. İnmek. Üşüşmek. Sökün etmek. Soyundan gelmek. Düşmek. Aşağı yuvarlanmak.