Risk rating türkçesi Risk rating nedir
- Ülke, kurum, kredi ve yatırım araçlarının değerlendirme sonrası belirlenen risklerinin yüksek, orta, düşük gibi çeşitli ölçütlere göre sınıflandırılması.
- İktisat alanında kullanılır.
- Farklı yerlerde alınan risklerin derecelendirilmesi.
- Risk oranlaması.
- Risk derecesi.
- Risk derecelendirmesi.
Risk rating ingilizcede ne demek, Risk rating nerede nasıl kullanılır?
Risk : Risk almak. Kaçını. Göze almak. Riske atmak. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Oynamak. Risk. Bir olayın meydana gelme olasılığı. epidemiyolojik çalışmalarda, bir bireyin, belli bir toplum ve dönem içinde belli bir hastalığı taşıma olasılığı. insan sağlığına zararlı olma olasılığının ölçüsü. Riziko. Riske etmek.
Rating : Güç. Bireylerin ölçüm konusunda tutumlarını belirtmek üzere kendilerine sunulmuş seçenekler ya da ölçüm boyutunu simgeleyen bir süreklilik üzerindeki çeşitli konumlar arasından seçmeler yapmalarını içeren değerlendirici yargı. bk. değerleme ölçeği. İş sorumluluğu. Vergi oranı (ing.). Değerlendirme. Şirketlerin, taşınır değerlerinin ticari riskine, ülkelerin de siyasi risklerine göre güvenilirliğinin derecelendirme kuruluşları tarafından belirlenip sıralanması. Kerteleme. Oran. Beğenilme. Düzgün, tek biçimli, yoğunluğu doğru ve değişmez pozitif bir eşlem sağlamak amacıyla, yoğunluğu değişik bir negatife basımda verilecek ışığı ayarlama.
Risk rating agency : Şirketlerin, taşınır değerlerin ödenmeme (ticari) riskine göre; ülkelerin de siyasi risklere göre güvenilirliğini belirleyip sıralayarak piyasaya bilgi sağlayan şirketler. krş. siyasi risk. Derecelendirme kuruluşu.
Risk analysis : Karar vermekte yardımcı olacak olasılıklar fonksiyonu yaratmak için çeşitli teknikler kullanımı. Risk analizi.
Risk assesment : Risk değerlendirmesi.
Risk assessment : Risk değerlendirme. Risk tespiti. Riziko takdiri. Risk hesabı. Risk değerlendirmesi. Riziko değerlendirmesi.
İngilizce Risk rating Türkçe anlamı, Risk rating eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Risk rating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Degree of risk : Tehlike seviyesi. Nükleer risk derecesi. Risk miktarı.
Risk rating synonyms : abolition of forced labour convention, abnormal budget receipts, ability to pay approach, a change in demand, abnormal budget, a pass through certificate, a change in supply.

Bu kısımda Risk rating kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Risk rating ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Risk rating anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Risk rating ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.