Roentgen tup türkçesi Roentgen tup nedir

  • X ışınlarının üretildiği, havası boşaltılmış cam bir tüp. içinde katot (-) ve anot (+) kutupları vardır.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Röntgen tüpü.

Roentgen tup ingilizcede ne demek, Roentgen tup nerede nasıl kullanılır?

Roentgen : Röntgen. X ya da gama ışınlarının ışınlama doz birimi (eski birim). standart şartlarda havanın bir kilogramında 58 x 1/10000 coulomb' luk elektrik yükü değerinde (+) ve (-) iyonlar oluşturan x ya da gama radyasyon miktarı. (1c/kg=3.876xl000r). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Standart sıcaklık ve basınçta havanın 1cm³ de 1 elektrostatik yük birimi meydana getirebilmek için gerekli gamma veya x ışını miktarı, radyoaktif ışın doz birimi, r.

Tup : Tos vurmak. Ezme kafası. Kafayı gömmek. Seks yapmak. Kafa atmak. Çiftleşmek (koç). Şahmerdan.

Roentgen casette : Röntgen kaseti. Röntgen filmlerinin, film çekerken içine konulduğu ışık geçirmeyen kutu.

Roentgen casette holder : Röntgen kaseti tutucusu. Röntgen kasetini uzaktan tutmaya yarayan aygıt.

Roentgen dermatitis : Tanı veya tedavi için kullanılan röntgen ışınlarının baş bölgesinde biçimlendirdikleri irkilti (irradyasyon) sonucu oluşan deri yangısı. Röntgene bağlı deri yangısı.

Roentgen rays : Bk. x-ışınları. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yüksek erkeli elektronların, bir metale çarpmasıyla bu metal atomlarında uyarılan elektronların, eski erke düzeylerine dönmelerinden oluşan eiektromıknatıssal dalgalar. (x-ışınları olarak da bilinir.). Röntgen tüpünde katoda yüksek voltaj veya enerji verildiği zaman katottan kopan elektronların anota çarpmasıyla ortaya çıkan enerjinin % 99’unun ısıya % 1’i ise radyografide kullanılan x ışınlarına dönüşmesiyle oluşan ışınlar. Röntgen ışınları.

 

İngilizce Roentgen tup Türkçe anlamı, Roentgen tup eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Roentgen tup ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

 

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abaxial : Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Eksenden uzak.

Abdomen : Batın. Karın (böcek gövdesinde). Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Karnın altı.

Abattoir : Mezbaha. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Roentgen tup synonyms : abdominal fat necrosis, a dna, a c deformity, abamectin, abdominal pain, abdominal palpation.