Rolling pin türkçesi Rolling pin nedir

Rolling pin ile ilgili cümleler

English: Grandma sprinkled flour on the rolling pin so the dough wouldn't stick to it.
Turkish: Büyük anne hamur ona yapışmasın diye oklavanın üstüne un serpti.

Rolling pin ingilizcede ne demek, Rolling pin nerede nasıl kullanılır?

Rolling : Dalgalı (deniz). Yem parçacıklarının biçimi ve/veya irilikleri, gerektiğinde kıvama getirilmek veya tavlanmak suretiyle, merdaneler arasından geçirilerek düz, yassı partiküller durumuna getirilmesi. Yuvarlama. Gümbürdeme. Gürleme. Yalpa. Sallantı. Yuvarlanış. Yuvarlanma.

Pin : Toplu iğne. Saplama. Broş. İç içe geçen ya da başka bir parça üzerine eklenenlerin bağlantısı için kullanılan değişik kalınlık ve uzunluktaki bir yanı yivli yuvarlak maden kama. Mandal. Kıpırdayamaz hale sokmak. Tutturmak. Dip tırnağı. İğnelemek.

Rolling back : Döner diplik. Tanıtma yazılarının altında yer alan döner yüzey. Düşürmek. Aşağı çekmek (fiyat). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Ucuzlatmak.

Rolling boil : Kjeldahl yöntemiyle ham protein analiz yönteminin birinci basamağı olup yem örneğinin konsantre sülfürik asit, katalizör ve ısı etkisiyle yakılması işlemi. Yaş yakma.

Rolling capitals : Döner sermeye. Döner sermaye. İşletme sermayesi. İşletme sermaye.

 

Rolling crusher : Silindirli kırıcı. Yuvgulu kırıcı.

İngilizce Rolling pin Türkçe anlamı, Rolling pin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rolling pin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rolling press : Ütü makinesi. Silindirli pres. Merdaneli pres. Hadde tezgahı. Baskı makinesi.

Calenderer : Kağıt veya elbiseye parlak düz bir yüzey görüntüsü vermek için sıkıştıran iki döner silindirli makine.

Mangle : Parçalamak. Yırtmak. Silindirden geçirmek. Cendere. Bozmak. Mengene. Ezmek. Korkunç bir şekilde yaralamak. Çamaşır sıkma makinesi.

Wringers : Sıkmaç. Mengene (çamaşır sıkmak için). Çamaşır mengenesi. Sıkıp suyunu çıkarmak. Sıkma donamını.

Roller : Rulman. Bobin. Sarma çubuğu. Büyük dalga. Makara. Bigudi. Sahile çarpan dalga. Yuvarlak çubuk. Silindir. Biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır.

Rollers : Gökkuzgungiller. Baskı silindiri. Rulman. Makara. Silindir. Sahile çarpan dalga. Gökkuzgunlar. Merdaneler. Sarma çubuğu.

Platens : Baskı levhası. Merdane (baskı). Daktiloda harflerin vurduğu silindir. Tambur kağıdın desteği. Kağıt silindiri. (baskı makinesi) merdane. Daktilo silindiri. Silindir. Tutma levhası.

Mandrel : Mandrel. Kurşun borudaki ezik yerleri düzeltmekte kullanılan sert ağaçtan yapılmış bir araç. Kavrayıcı. Malafa. Çelik maça. Mil. Malafat. Düzleme sürgüsü. Mihver.

Cylinder : Yuvak. Tambura. Silindir. İlaç gibi maddeler konulan plastik boru. İçine krem. Rulo. Vals. İçinde tokaç devinen boruya benzer yuva.

Wallowers : Küçük tekerlek. Makara.

Rolling pin synonyms : mangles, wallower, platen, wringer, valiantly.