Rooftops türkçesi Rooftops nedir

  • Çatı.
  • Bir binanın harici üst örtüsü.

Rooftops ile ilgili cümleler

English: Tom wanted to shout his love for Mary from the rooftops.
Turkish: Tom, Mary'ye olan aşkını cümle âleme duyurmak istiyordu.

Rooftops ingilizcede ne demek, Rooftops nerede nasıl kullanılır?

Rooftop : Bir binanın harici üst örtüsü. Çatı. Bina çatısı. Dam (bina vb).

Rooftree : Çatıyı desteklemek için kullanılan büyük kalas. Kiriş. Çatı. Çatı kirişi.

Rooftrees : Çatı. Kiriş. Çatıyı desteklemek için kullanılan büyük kalas. Çatı kirişi.

Roof arch : Tavan kemeri. Tavan yayı.

Roof bar : Sarma. Çatı barı. Teras bar. Kavisli boru. Tavan çubuğu. Kemer.

Roof pressure : Tavan basıncı.

Roof panel : Tavan sacı. Şoför mahalli tavan plakası. Tavan kaplaması. Tavan paneli. Dam plakası.

Roof light : Tavan lambası. Çatı ışıklığı.

Roof bolt : Tavan saplaması.

Roof garden : Dam bahçesi. Çatı bahçesi. Teras bahçesi. Dam üstü bahçesi. Teras lokantası.

İngilizce Rooftops Türkçe anlamı, Rooftops eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rooftops ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Roof : Damını yapmak. Üst kısım. Ruf. Yuva. En yüksek çekit ya da düzey. Çatı olmak. Dam. Üstünü kapamak.

 

Framing : Ahşap çatkı. Kafes. Çerçeveleme. Çerçeve. Sinemacı ya da televizyoncunun, elindeki malzemeyi görüntü çerçevesinin ikiboyutlu alanı içerisine en uygun, en elverişli biçimde yerleştirmesi işi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İskelet (binaya ait). Çerçeveler sistemi. Çerçeve düzeltme. Filmi gösterici, bakımlık, kurgu aygıtı ya da film yayın aygıtında resmin pencereye tam olarak çakışmasını sağlayacak biçimde geçmek.

Pubis : Kasık kemiği. Utanılan bölge. Pubis.

Housetops : Evin tepesi. Dam.

Roofings : Çatı yapma. Çatı örtüsü. Çatı malzemesi. Bina örtüsü. Doyurulmuş. Çatı kaplama. Çatı yapımı. Çatı ile örtme. Çatı kaplama malzemesi.

Upper side : Üst. Üst taraf.

Frame : Çerçeveli sürükleme ağlarında ağların donandığı demir çubuk. Uydurma kanıtlarla suçsuz birini suçlu göstermek ya da mahkum ettirmek. Vücut biçimi. Komplo kurmak. Belirtmek. Uydurmak. Tesis etmek. Düzenlemek. Çeşitli sirk donanımını desteklemede kullanılan ana çadırın çatısına tutturulmuş dikdörtgen demir iskelet. Saydam resim çerçevesi.

Top side : Üst kısım. Üst kenar.

Framework : Taslak. İskelet (binaya ait). Kadro. Sistem. Yapı. Bir iş, eylem ya da uygulamanın kuramsal ve denenceli çerçevesi, bk. kuram. Esas yapı. Karkas. Çerçeve.

Frameworks : Kadro. Yapı. Sistem. İskelet.

Rooftops synonyms : lofted, loft, roofing, fabric, rooftop, upside, housetop, fabrics, chassis, top.